Zerafet genellikle yüzeysellik, burnu havadalık ve sığlıkla karıştırılır. Bu büyük bir hatadır: İnsanın eylemleri de duruşu da zarif olmalıdır, çünkü bu sözcük zevk sahibi olmak, hoş, dengeli ve uyumlu davranmakla eş anlamlıdır.
Ölüm konusuna kafa yormayı kimsenin sevmediğini biliyorum, ama okurlarıma karşı bir sorumluluğum var: Varoluşun önemli meselelerini düşünmelerini sağlamalıyım. Ölüm de bu meselelerin en önemlisi olabilir: Hep ona doğru yürürüz, bize ne zaman dokunacağını asla bilemeyiz, işte bu yüzden hep etrafımıza bakmalı, yaşadığımız her dakika için minnet duymalı ama yaptığımız ya da yapmaktan vazgeçtiğimiz her şeyin önemini düşünmemizi sağladığı için de teşekkür etmeliyiz.
Sözün değiştirici ve dönüştürücü değeri giderek azaldı. Kelimelere inanan kişiler hala var var olmasına ama onların nefesleri buz tutmuş ruhları ısıtmaya yetmiyor. Kan olan her şeyin buharlaştığı, paraya dönüştürülemeyen şeylerin sahiciliğini yitirdiği tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. Benlikler pazar/piyasa benliği kıvamını alıyor, anlam
ve ülkülerden geri dönülüyor. Hiçbir dünya görüşünün gücü insanları haram yemekten, kötülükten alıkoymaya yetmiyor. Yine de bir avuç insan kalırsa geriye bu bozgundan, onları tanıyabilmek gerek.