Kadir | el-Kadir İsminin Anlamı Kadir isminin lügat anlamı: Kadera kökünden türemiş olan el-Kadir ismi; kıyaslamak, ölçülü yapmak, tedbir almak, planlamak, miktarını beyan etmek, hükmetmek, taksim etmek, güçlü ve kadir olmak, yüceltmek, hazırlamak, tanzim etmek, malik ve hakim olmak, rızkı daraltmak, zengin ve kuvvetli olmak, sıkmak ve daraltmak anlamlarına gelmektedir. EL-KÂDİR: Sonsuz güç ve kudret sahibi olan. Her iste­diğini, istediği gibi, sonsuz güç ve kudretiyle yapan… Kadir isminin ıstılah anlamı: Kâdir; her şeye güç yetiren, sahip ve malik olandır. Kadir; her şeyi belli bir plan ve ölçüye göre takdir edendir. Kadir; dilediği şekilde kullarının rızıklarını daraltan ve sıkandır. Kadir; dilediği şekilde rızıkları kullarının arasında taksim edendir. Kadir; insanları ölçüp biçip yaratan ve yaratılışlarını güzel yapandır. Kadir; Şeref ve azamet sahibi olandır. Kadir; peygamber göndermeye ve kitap indirmeye gücü yetendir. Kadir; insanların bir benzerlerini yaratmaya ve ölüleri diriltmeye gücü yetendir. Kadir; azap göndermeye ve helak etmeye gücü yetendir. Kadir | el-Kadir Dualar ve Zikirler EL-KÂDİR isminin zikri (305) adettir. Zikrin saati Gü­neş; günü Pazar’dır.’ Sabah güneş doğarken ve ikindi sonrası okunur. Pazar gecesi güneş saati yoktur. Bu adın içinde de Hak Teâlâ’nın azametli adından bir harf bulunmakladır. Bu adın hizmet meleğinin adı Hz. (Hehtiyail) dir. Buyruğu altında 4 yardımcı melek vardır. Bu meleklerin her biri de (305) meleklik toplulukdan oluşan (305) meleğe komuta etmektedirler.
Din İslam
EXCEL FORMÜLLERİ E-KİTABI HEDİYE EDİYORUZ....
Whatsapp kanalımıza katılan katılımcılarımıza bugüne İş Hayatında En Çok Kullanılan 110 Excel Formülü ve Kısa Yolu hediye ediyoruz. Sadece 100 kişiye özel. Linkten formu doldur, rehber mail adresine gelsin. Her gün işinize yarayacak rehberler, şablonlar, e-kitaplar bu kanalda paylaşılmaya devam edecek... Sevdiklerinizle ve arkadaşlarınızla da bu kanalı paylaşarak onların da iş hayatında daha başarılı olmasına katkı sağlayabilirsiniz... Hediye Rehberi Almak İçin: workshopers.com/blog/excel-sert...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Her başarılı kadının arkasında başarısız bir aşk hikâyesi vardır. Varmı ciden bence var sizce ?
Başarının ölçüsü kariyer, zenginlik, lüks bir hayat değil. Hakkını arayabiliyorsan, hayatına sahip çıkabiliyorsan, bir fark yaratabiliyorsan, solmak üzere olan bir çiçeği sulayıp ona can olabiliyorsan, bir yetimin başını okşayabiliyorsan, insanlara gerektiğinde yardım edebiliyorsan, kazandığını paylaşabiliyorsan, tanımadığın insanlara bile gülümseyebiliyorsan, ne istediğini bilip peşinden gidebiliyorsan, bu saydıklarımı yapabilme becerisine sahipsen son model bir arabaya binmeyi başarmış birinden çok daha başarılısın demektir.
İlişkilerin Çöküşü: Kalabalıklar İçinde Büyüyen Yalnızlık
İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde insanlar bugünkü kadar birbirine yakın görünmemişti. Bir tuşa dokunarak dünyanın öbür ucundaki insanla konuşabiliyor, saniyeler içinde yüzlerce kişiye ulaşabiliyoruz. Fakat bütün bu iletişim imkânlarına rağmen insanlık, belki de tarihinin en büyük yalnızlık dönemlerinden birini yaşıyor. Çünkü iletişim arttı, ama ilişki azaldı. Sesler çoğaldı, ama samimiyet kayboldu. Bugünün insanı her şeyden önce tüketmeye programlanmış durumda. Sadece eşyaları değil, duyguları, dostlukları ve insanları da tüketiyor. Bir zamanlar yıllarca süren dostluklar, bugün birkaç yanlış anlaşılmanın ardından çöpe atılabiliyor. Bir zamanlar emekle büyütülen ilişkiler, bugün birkaç mesajla sonlandırılıyor. Çünkü modern toplum insanlara sabretmeyi değil, vazgeçmeyi öğretiyor. İlişkiler artık bir gönül bağı olmaktan çok bir çıkar ortaklığına dönüşmüş durumda. İnsanlar karşısındaki kişiye "Sana ne verebilirim?" diye sormuyor; "Senden ne alabilirim?" diye yaklaşıyor. Dostlukların yerini menfaat, sevginin yerini sahip olma arzusu, sadakatin yerini geçici heyecanlar alıyor. İnsanlar birbirlerini anlamaya değil, kullanmaya çalışıyor. Kullanamadıklarında ise sessizce uzaklaşıyorlar. Sosyal medya bu çürümenin en görünür sahnesi haline geldi. Herkes mutlu, herkes başarılı, herkes kusursuz görünmeye çalışıyor. Gerçek hayatın kırıkları filtrelerin arkasına saklanıyor. İnsanlar artık yaşamak için değil, paylaşmak için yaşıyor. Bir kahve içmeden önce fotoğrafını çekiyor, bir dostla konuşmadan önce paylaşımını düşünüyor, bir ilişkiyi yaşamadan önce onu nasıl sergileyeceğini planlıyor. Gösteriş, samimiyetin önüne geçmiş durumda. Daha da acısı, insanlar artık birbirlerine tahammül edemiyor. En küçük fikir ayrılığı düşmanlık sebebi sayılıyor. Herkes konuşuyor ama kimse dinlemiyor.
Eleştiri
Bir başkasının başarılı olma ihtimali nasıl olurda kişiyi korkutabilir ki? Korkuturmuş Korktukları başına gelsin o zaman 🙃