Puan vermedi·400 syf.··
2026 58. kitabı
Selam Size, @fatmaerdek kaleminden çıkan ve Ephesus Yayınları'ndan yayımlanan #erkenruyazamanlar ile geldim. Güvenin ve sevginin her şeyden önemli olduğunu, yanlış anlaşılmaların ise insanın hayatından yıllar çalabileceğini her satırında hissedeceğiniz duygu yüklü bir hikâye… Eser, mesleğe yeni başlamış, kendini kanıtlamaya çalışan genç bir gazetecidir. Bir gün tesadüfen çarpıştığı Nehir'e ilk görüşte âşık olur. Fakat Nehir sıradan bir genç kız değildir; çalıştığı gazetenin patronunun biricik kızıdır. Henüz 19 yaşında olan Nehir; hayalleri olan, duygularında ve hayat konusunda tecrübesiz, çevresinin etkisine açık genç bir fidandır. Eser, ondan uzak durmaya çalışsa da kalbine söz geçiremez. Aralarında filizlenen aşk, Eser'in kariyerini inşa etmek ve Nehir'e daha güzel bir gelecek sunabilmek adına gelen iş teklifini kabul etmesiyle zorlu bir sınava dönüşür. Giderken Nehir'den yalnızca onu beklemesini ister. Ancak araya giren mesafeler, yanlış yönlendirmeler ve Nehir'in genç yaşının verdiği tecrübesizlik, ikisini birbirinden uzaklaştırır. Yıllar sonra Eser, adı duyulan başarılı ve varlıklı bir gazeteci olmuştur. Nehir'in babasının emekli olmaya karar verip gazetenin yönetimini Eser'e teklif etmesiyle yolları yeniden kesişir. Yıllardır içinde taşıdığı kırgınlık, yarım kalan aşk ve terk edilmişlik duygusu, Eser'in Nehir'e karşı sert bir tavır sergilemesine neden olur. Nehir'in yaşadığı gelgitler, Eser'in gururu derken ikisine de zaman zaman kızdım. Hatta "Aşkta bu kadar gurur olur mu?" diyerek ikisini de silkeleyesim geldi. İkisi de birbirlerinden uzak durabileceklerini sansalar da attıkları her adım, aslında birbirlerini ne kadar derinden sevdiklerini gösteriyordu. Sayfaları çevirirken "Artık konuşun, her şeyi açıklayın." demeden edemedim. Ve bir gün Nehir, içinde
2026 Okuma Raporları
Erken Rüya ZamanlarFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 2026285 okunma
DARK ROMANCE SEVERLER
4/10
·432 syf.··
2026 1. kitabı
Penelope Douglas’ın Günaha Davet kitabının hikayesi farklıydı ilgimi çekti. Anlatımı akıcı olduğu için sayfalar hızlı ilerledi ve hikâye boyunca “şimdi ne olacak?” merakım hiç azalmadı. Olay örgüsündeki gerilim kitabın temposunu sürekli canlı tutuyor. Kai karakteri ise benim için kitabın en güçlü yanlarından biriydi. Soğukkanlı tavrı, oldukça etkileyiciydi. Karakterler genel olarak başarılı işlenmiş ve aralarındaki çekim hissediliyor. Kitapta smut sahneleri de bulunuyor ancak hikâyenin önüne geçecek kadar baskın değiller onu da söyleyeyim. Romantizm, gerilim ve merak unsuru dengeli ilerlediği için okurken sıkılmadım. Dark romance sevenlere ve karakter dinamiklerini ön planda okumayı sevenlere tavsiye edebileceğim keyifli ve farklı bir kitaptı. Karakter yaşları: Genç/ yetişkin Anlatıcı: Çoğunlukla başrol genç kız ama diğer karakterlerin gözünden de hikayeyi görebiliyoruz. Zaman: Günümüz
Günaha DavetPenelope Douglas · Dex Kitap · 2023785 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yerli En İyi Distopya Mıdır Peki?
10/10
·496 syf.·
2026 26. kitabı
Bu kitaba başlarken beklentim gerçekten çok yüksekti. İlk iki kitap çıtayı zaten fazlasıyla yükseltmişti ve açıkçası üçüncü kitabın bu beklentiyi karşılayıp karşılayamayacağını merak ediyordum. Fakat kitabı bitirdiğimde şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki beklentilerimin tamamını karşıladı, hatta birçok noktada onları aştı. Her şeyden önce Övgü'nün kalemindeki gelişim inanılmaz belirgindi. İlk iki kitapta da anlatımı oldukça güçlüydü fakat üçüncü kitapta adeta şov yapmış. Betimlemeler, diyaloglar, karakterlerin duygu aktarımı, aksiyon sahneleri... Her şey çok daha oturmuş ve çok daha etkileyiciydi. Sayfaları çevirdikçe bunu hissetmemek mümkün değildi. Bu kitapta olaylar, ilk iki kitabın ardından karakterlerin ulaştığı Gizliman etrafında şekilleniyor. Dışarıdan bakıldığında güvenli ve ihtişamlı görünen bu başkentin ardında ise yıllardır biriken öfke, sırlar ve çökmeye yüz tutmuş bir düzen yatıyor. Eski ittifaklar sarsılırken yeni dostluklar kuruluyor ve yaklaşan savaşın ayak sesleri her geçen sayfada biraz daha hissediliyor. Karakterler artık yalnızca hayatta kalmaya çalışmıyor; hangi tarafı seçeceklerine, ne uğruna savaşacaklarına ve neyi feda edebileceklerine karar vermek zorunda kalıyorlar. Kitabı gerçekten soluksuz okudum. Uzun zamandır beni bu kadar içine çeken bir distopya okumamıştım. Fakat bu kitabı benim gözümde özel yapan şey yalnızca aksiyonu değildi. Asıl etkileyici olan, satır aralarına ustalıkla yerleştirilmiş alt metinlerdi. Kitabı okurken yalnızca fantastik bir dünyanın içinde dolaşmıyorsunuz. Aynı zamanda günümüz dünyasına, güç kavramına, sınıf ayrımlarına ve özellikle kapitalist düzene yapılmış çok güçlü göndermeler görüyorsunuz. İsimler değişiyor; Giz oluyor, Kayalı oluyor, Gezgin oluyor... Ama sistem değişmiyor. Gücü elinde bulunduranlar, sırf
Hainin Mührü 3Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 202668 okunma
8/10
·296 syf.··
2026 4. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 02:30
Kitabı okurken sanki 1930 yılında gerçekleşen o kuraklığın belgeselini izliyorum gibi hissettim. Çizimler çok güzel, okuyucuya istenen duygular çok net aktarılıyor. Aimée de Jongh çizimlerini Sineklerin Tanrısı’nda da görmek beni mutlu etmişti. Aimée başarılı bir çizer.
Kum GünleriAimée de Jongh · Domingo Yayınevi · 20264 okunma
Zaman kaybı bir içerik
6/10
·211 syf.··
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 01:40
“Dünya güzeldi,içim de güzel olsun istedim. İçimde bir suçluluk,hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. Böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. Hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir şey olmuyorsa,hiçbir şey olmaz sonunda.” (Sayfa 89) “Kırmızı Saçlı Kadın’ın arada bir aklıma geldiğini değil Aliden, aslında kendimden bile saklamak istiyordum. Geceleri gözümün biri gökteki yıldızlarda, diğeri ustanın küçük televizyonundayken,tam uykuya dalmak üzereyken Kırmızı Saçlı Kadın’ın bana gülümseyişi gözümün önünde canlanırdı. O gülümseyişi, yüzündeki “Seni tanıyorum” diyen anlam ve ifadesindekj şefkat olmasaydı belki de onu bu kadar çok düşünmezdim.” Baba sevgisi ,aile saadeti görmemiş 17 yaşında (Cem)bir gencin çalışmak için gittiği yerde annesi yaşında bir kadına(kızmızı saçlı tiyatro oyuncusu kadına)kapılmasını anlatıyor.Cem yıllar sonra bir çocuğu olduğunu öğreniyor,oğlu tarafından öldürülüyor… Kapıldığı kadının;babasının yıllar önce annesini aldattığı kadın oluşu kitabı gözümde bitirdi Kuranı Kerim’den Peygamberler kıssaları çok saçma bir şekilde hikayeye dahil edilmiş,yorumlanmış…okudum ama çok gereksiz bir içerik Kitaptaki Mahmut usta karakterinin,düşünceleri ,nasihatleri olmasaydı,okumayacağım bir içerik,Orhan Pamuk artık okumayacağım. Ben okudum ama önermem “Kar” romanını da sevmemiştim ve bu eserden sonra net Orhan Pamuk bitti bende Yaşadığı toprakları böylesine eleştirmesi,sağcı solcu diye yaftalaması sanırım ona Nobel Edebiyat Ödülü kazandırdı… Yazarın düşünceleri bakış açısı,kalemine siyaset bulaştırması,taraflı hicivleri,hiç benlik değil,yazımı çok güçlü,edebi değeri ,betimlemeleri çok başarılı bir eser ama içerik olarak hiç benlik değil Orhan Pamuk'un 2016 yılında yayımlanmış bu eseri o dönemin iktidar
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,3bin okunma
Kısa ama uzun süre akılda kalacak bir kitap
9/10
·159 syf.··
2026 7. kitabı
Reşat Nuri Güntekin’in Acımak romanı, beklentimin çok üzerinde bir etki bıraktı. Hikâye, sert mizacıyla tanınan ve acıma duygusunu neredeyse tamamen kaybetmiş bir öğretmen olan Zehra ile başlıyor. Babasının ağır hasta olduğu haberini aldığında bile ona karşı içinde hiçbir merhamet hissedemiyor; çünkü çocukluğundan beri babasını ailesinin yaşadığı tüm felaketlerin sorumlusu olarak görüyor. Ancak babasından kalan hatıra defterini okumaya başladığında, geçmişe dair bildiği her şey yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Romanın en güçlü yanı da bence tam burada. Bir insanın iyi niyetle, dürüstlükle ve çalışkanlıkla başladığı hayatında; yaşadığı hayal kırıklıkları, haksızlıklar ve hayatın yükü altında nasıl yavaş yavaş değişebileceğini çok güçlü bir şekilde anlatıyor. Kitap boyunca altını çizmek isteyeceğim çok fazla cümle vardı. Özellikle Mürşit Efendi’nin iş hayatında yaşadıkları beni düşündürdü. Herkesin işine koşup elinden gelenin fazlasını yaptığında bunun takdir edilmemesi, tam tersine bunu bırakınca insanların memnuniyetsiz olması ve onu suçlamaya başlaması; insan doğasına dair çok gerçekçi bir gözlemdi. Roman boyunca buna benzer, hayatın içinden birçok güçlü tespit vardı. En çok Mürşit Efendi’nin hikâyesi etkiledi beni. Kendinden fazlasıyla veren, iyi olmaya çalıştıkça daha çok kaybeden bir insanın ruh hâli çok başarılı işlenmişti. Yine Reşat Nuri’nin yazmış olduğu Yaprak Dökümünü de anımsattı bana. Şevket de Mürşit Efendi de başlangıçta kötü insanlar değiller; fakat maddi baskılar, aile sorumlulukları, çevrenin beklentileri ve karşılarındaki insanların yıpratıcı etkisiyle zamanla kendi doğrularından uzaklaşmaya başlıyorlar. Karakterler birebir aynı olmasa da, Reşat Nuri’nin insanı zayıflıklarıyla, çaresizliğiyle ve hayatın baskısı altında değişen yönleriyle ele
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,7bin okunma