‘’…Kentucky’deki küçük kız olduğunu hatırlamıyor olabilirsin ama o küçük kız hala zihninin bir yerlerinde duruyor olabilir. Belki sana ulaşmanın yolunu bulmuştur. Belki de bu yüzden buradasın.’’
Kimi insanlar yaşamaları gereken yerde doğmuyorlarmış gibi geliyor bana. Tesadüf eseri belli bir ortama düşüyorlar, ama hep bilmedikleri bir evin özlemini çekiyorlar.
En çok istediğin şeyi yapmak, seni mutlu eden koşullarda yaşamak, kendinle barış içinde olmak hayatını altüst etmek midir; yılda on bin kazanan ve güzel bir karısı olan ünlü bir cerrah olmak başarı mıdır? Hayata nasıl bir anlam atfettiğine, toplum karşısında benimsediğin iddiaya ve bireysel iddiaya bağlı hepsi bana kalırsa.
“It’s like I’m struggling to keep things normal. Like, this is my normal. And if I don’t hold onto it, it’s like everything’s going to fall apart, for real”
Doğruyu söyle Celie, dedi, Tanrı’yı kilisede bulduğun oldu mu hiç? Ben hiç bulamadım. Tanrı’nın ortaya çıkmasını ümit eden birtakım insanlar buldum yalnızca. Kilisede varlığını hissettiğim tek Tanrı yanımda getirdiğim Tanrı’ydı.