''Ona Öğretmen diyorum, çünkü eskiden bu işi yapıyormuş muymuş neymiş. Sürekli bir şeyler hakkında çene çalar. Sanırım eskiden olduğun şeylerden asla kurtulamıyorsun. Biraz da olsa üstüne yapışıyor.''
Dışarıda, yaşlı insanlar bazen isimleriyle değil de sokakta yaşamadan önce yaptıkları şeyle bilinir. ParalıAdam FırıncıKadın PizzacıÇocuk. Ama eğer bir çocuksanız, olabiliceğiniz tek şey şudur: Çocuk. Burada nasıl bilineceğimi merak ediyorum, yeniden sadece Çocuk olup olamayacağımı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Siyah kızları özlemenin aksine, Siyah kızları almak bir Batı geleneği. Böyle bir ifadenin yakında yanlış bulunması mümkün görünüyor: yeni ders kitaplarındaki beyaz boşlukta bununla ilgili hiçbir şey yazmayacak, eğer o ders kitaplarının ortasındaki beyaz boşluğun bununla ilgili söyleyecek herhangi bir şeyi varsa.
Coming home to my mother’s voice saying Hani after a whole day of being called Maira always feels strange. Like stepping out of a skin that belongs to me but doesn’t quite fit. Hani is the name that Amma and Abba have been calling me for as long as I remember. It’s the name that feels like me. Humaira is just the name on my passport, my birth certificate. The name given to people who aren’t family, who aren’t Bengali. And Maira … that’s just what Aisling decided to call me on the first day we met in junior infants. And it stuck.
Dünya bir okyanus olur, okyanus beni yıkayıp geçer, suyun sesi sağır edicidir, sular kalbimi boğar, paniğim gezegenler kadar büyük hale gelir. Serbest kalmam gerek, kendimi dünyanın beni incitebileceğinden daha fazla incitmem gerek; kendimi ancak o zaman rahatlatabilirim.