Gökhan Başkan

Gökhan Başkan
@baskanikov
"SANATIN DEĞERİ HAKİKATTEN YÜKSEKTİR"
"İçimize çekmiş olduğumuz romanlar, yaşamın herhangi bir belirli sorununa uygulayabileceğimiz bir şey öğretmeyecek. İş yerinizde ya da ordu karargahında ya da mutfakta ya da çocuk odasında yardımı dokunmayacak. Aslında sizinle paylaşmaya çalışmış olduğum bilgi salt lükstür. Fransa'nın sosyal ekonomisini anlamanıza ya da bir kadının ya da bir erkeğin kalbinin sırlarını anlamanıza yardım etmeyecek. Ama eğer yönergelerimi izlediyseniz, esinlenmiş ve hassas bir bir sanat eserinin verdiği saf tatmini hissetmenize yardım edebilir; ve bu tatmin hissi de daha hakiki bir zihinsel rahatlığı büyütür; tüm falsolarına ve gaflarına rağmen yaşamın iç dokusunun aynı zamanda ilham ve hassasiyet meselesi olduğunu fark ettiğimizde hissettiğimiz türden bir rahatlık." Nabokov
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Şunu bil ki Sancho, bütün bu atlattığımız fırtınalar, yakında havanın sakinleşeceğine ve olayların bizim için hayırlı olacağına işaret ediyor; çünkü ne kötülükler ne de iyilikler daimî olabilir; kötülük uzun sürdüğüne göre de, iyilik yakında demektir. "
Edebiyat
"Amerika’nın 26. büyük şehri, Maryland eyaletinin ise en büyük şehri Baltimore’un yaşamadan bilemeyeceğiniz hikayesini izlemeye hazırlanın. Çünkü TV’da hikaye anlatıcılığının öncüsü The Wire, hafızalardan kazınması imkansız bir destan yazmaya geliyor. Özel bir programın uygulandığı bir hapishanede yaşananları konu edinen OZ ve mafya kavramının üç-beş silahlı adamdan çok daha başka anlamlara da geldiğini cesurca anlatan The Sopranos, HBO’nun o tarihe kadar çıkardığı en başarılı, en sıradışı yapımlardı. Bu iki dizinin başarısının üzerine yapım şirketi, ‘bağımsız ve kaliteli yayın’ ilkesini benimsediğini anlatabilmek için yeni bir dizi arayşına girişti. İşte tam da bu sırada 2000 yılında aynı adlı kitabını mini diziye uyarladıkları The Corner’ın yaratıcısı David Simon yepyeni bir projeyle kanalın kapısını çaldı. İlk sözleri de “Bunun bir polis-suçlu kovalamacası olmayacağına yemin ediyorum. İlk bakışta öyle görünecek. Ama bir Baltimore hikayesi olacak”tı. The Corner nasıl konusunu gerçek insanlar ve gerçek mekanlara dayandırıyor ama ‘köşe’deki uyuşturucu ticareti fonunda karakterlerin öykülerini anlatıyorsa The Wire da suç, suçlu, adalet, adalet mekanizmaları, kentsel dönüşüm, siyasi otorite ve öteki kavramları üzerinden Baltimore’un yaşam dinemiklerini ve Baltimore’da var olma şekillerini göz önüne seriyor. İyiyle kötünün ayrımına varmakta zorlanacağınız, her sezonunda varoşlardan eğitim sistemine, büyük suç örgütlerinden, dolandırıcı sendikalara Baltimore’un farklı bir köşesine keşfe çıkacağınız The Wire, HBO’nun itibarını artırmanın yanı sıra TV dünyasına da gerçekçilik, görsel hikaye anlatımı ve sosyal eleştiri gibi kavramlar kazandırdı."
Sinema-Sanat-Tiyatro
Hazır soğuklar başlamışken…
Edebiyat
" Beni sonsuza dek değiştiren muhteşem bir şey verildi. Kainatın bize inkar edilmez şekilde küçük ve değersiz, ender ve kıymetli olduğumuzun bir görüntüsü. Kendimizden daha büyük şeylere ait olduğumuzu ve yalnız olmadığımızı anlatan bir görüntü. Bunu paylaşabilmeyi isterdim. İsterdim ki herkes bir an için bile olsa o azameti, tevazu ve umudu hissedebilsin. Bunu arzulamaya devam edeceğim."
Sinema-Sanat-Tiyatro