Gece Yarısı Kütüphanesi - Matt Haig
Sanırım kitapların belli zamanlarda okunması gerektiği teorisine artık iyiden iyiye inanmaya başladım. Her şey daha farklı olsaydı dediğim, keşkelerimin arttığı bir dönemde kitapla yollarımızın kesişmesi asla tesadüf değil sanki. Başka bir zamanda okusam da severdim elbette ama bu kadar etkilenir miydim, emin değilim.
Hep düşündüğüm şeylerdir: Eğer o gün farklı bir şey yapsaydım bugün nerede olurdum ya da o gün o merhabaya karşılık vermeseydim bugün bu insan olur muydum? Kafamı kurcalayan sorular... Hayat her zaman iki yoldan birini seçmekten ibaret olmadığından ötürü her zaman farklı keşkelerimiz oluyor. O hayatın bize neler getirdiğinden çok neler götürdüğünü, neleri kaçırdığımızı düşünüyoruz.
Ama bilmiyoruz ki bu hayatta hayalini kurduğumuz şey, başka bir hayatta en büyük hayal kırıklığımız olabilir. Keşke olsaydı dediğimiz şey, "keşke olmasaymış" dedirtebilir. Elbette hayalini kurarken, keşkelerle iç çekerken böyle olacağını asla düşünmüyoruz. Düşünsek böyle hayaller kurmayız, hatta hiç hayal kurmayız.
Kitap yormayan, akıcı bir dile sahip. Edebi yönden pek bir şey beklemeden okuyun bence ama kurgusu güzeldi. Eğer keşkelerinizin peşinizi bırakmadığı bir dönemdeyseniz kesinlikle okumalısınız.