Tam başlarken bitti bilip gittiler. Dostlukları, umudları silip gittiler. Bana bakıp, şimdi başka yerlerde"Başka şeyler vardır" deyip gittiler. Özdemir Asaf
Bir ilim yolcusunun öğrenmeyi hedeflediği şey âli yani uhrevi ilimlerdir. Tabiki bu amaca ulaşmak için de o ilimlere ulaşacak alet ilimler yani yardımcı ilimler de gerekmektedir. Bu alet ilimlerinin başında Arapça dili, grameri (sarf ve nahiv) ve belagatı gelir. Arapça ilmini öğrenmeye başlanırken kitaplarda genel olarak sabit bir fiil verilir. نصر (nasara) fiili. Hemen hemen her konu bu fiil üzerinden anlatılabilir. Peki bunun hikmeti nedir? Bu نصر fiili yardım etmek ve zafer manalarına gelir. (Nasr suresinde olduğu gibi) Bu ilme de başlarken Allah'ın yardım ve inayeti ile yine O'nunla zafere ulaşmak amaçlanır. Ek olarak kelime de kendi içerisinde incelenir. نصر fiili 3 harften oluşmaktadır: Bunların ilki ن (nun) harfidir. Bu نية niyet kelimesini temsil etmektedir. İkincisi ص (sad) harfidir. Bu da صبر sabrı temsil etmektedir. Üçüncüsü ise ر (ra) harfidir. Bu da رحمة rahmeti temsil etmektedir. Netice olarak Allah'ın yardımıyla (yani bu fiil ile) zaferi için çıktığımız bu yolda sağlam ve salih bir "niyet" alıp, hakkıyla "sabrederse" bi-iznİllah "rahmetine" ulaşacaktır. Ne demişler نصر زيد عمرا (nasara zeydün amran) yani seven sevdiğiyle güzelleşir... (!) Amenna 😏🌀
Din
Reklam
Ankara'da yağmur, 18 Haziran...
Haziranın 18'i.. O kadar güzel bir yağmur yağdı ki Ankara'nın beni adımlarımdan tanıyan sokaklarına, caddelerine. Doyasıya yürüdüm, her şeyi unutarak.. Ve en büyük şansım dışarıda çok az insan olmasıydı, koca bir semtte tek başıma yürüyorum gibi.. Normalde yağmura denk gelince Evgeny Grinko'dan 'Field''ı dinleyerek yürürüm ama bu kez kulaklığı takmama gerek kalmadı.. Parçanın melodisi zihnimde çalmaya başladı kusursuzca ve zihnimde şahane melodi, dışarıda yağmurun yere vuruş sesiyle beraber hiçbir yere acelem yokmuşçasına, yağmurla dertleşmek istercesine yavaş yavaş yürüdüm. Saçlarımdan kaldırımlara düşen yağmur damlalarına bakıp hafif bir tebessümde bulundum.. Ah nasıl coşkuluydu içim keşke anlatabilsem sizlere, haykırabilsem o an duyduğum bütün hisleri.. Ama anlamazsınız ki.. Kaldırımın birinde boylu boyunca birçok salyangoz gördüm.. Kiminin üstüne basılmıştı; insan tarafından, kimi yolunu arıyordu. Hepsini tek tek toplayıp kaldırımın kenarındaki toprağa bıraktım ve biraz da sohbet ettim onlarla, insanların arasına fazla karışmamalarını tembihledim.. O kadar güzel ıslandım ki yine.. Annem görse şimdi 'oğlum şu yaptığın iş mi, hasta olacaksın' diye diye yerdi başımı; ve bilmezdi ki oğlunu hasta eden şey yağmur değil, insanlardı.. Yaş aldıkça, sokaktaki hayvanları sevdikçe, birbirinden güzel kitapları okudukça; insanlardan uzaklaşıyorsun.. Bir İngiliz Edebiyatı romanının pastoral betimlemesinde karşılaştığım ve şahane sohbeti olan bir karakterin yerini hangi insan tutabilir ki şimdi? Ya da Cioran'la dertleştiğim gibi kiminle dertleşebilirim? Hangi iç hesaplaşmamda Dostoyevski'ye takılı kalır, hangi buz gibi gecede gökyüzünü izlerken Tezer'in umutsuzluğunu, Oğuz Atay'ın yalnızlığını düşünürüm? Zihnim bunlarla doluyken ve içimde 'Field'in melodisi başa alıp alıp tekrar
'gece
herkes bıcır bıcır yaz dizilerine baslarken ben 3. defa askı memnuya baslıyorum
Duygu ve Düşünce
326.Gün Kayıp Galaksiler
"Bana inanıyorsan dinle; Unutuyorum Rüzgar.Tüm her şeyi yavaş yavaş unutuyorum.Unutmaktan korktuğumu fark ettim dün gece,unutmaktan nefret ettiğimi.Bu yüzden şimdi sana unutmak istemediklerimi fısıldayacağım.Eğer bir gün gökyüzüne karışırsam bunlar senin zihninde kalacak.Yalnız bir çocuğun zihnindeki başka evrenin hayalleri olacağım.Seni seviyorum bunu unutma,seni gerçekten herşeyden çok seviyorum.Yazar olmak istiyorum bunu unutma;seni anlatmak istiyorum,kendimi anlatmak istiyorum.Tarih yazmak istiyorum bunu asla unutma.Ve unutmaman gereken bir şey daha tüm bu hayata tutunmamın nedeni sensin çünkü hala umut var gibi hissettiriyorsun.Sen yalnız bir çocuksun bense artık hem yalnız hem de deli bir çocuğum." Sözlerim biter ve sessizlik aramıza yayılırken dudaklarımda bir baskı hissettim.Ben unutmaya başlarken beni öpüyordu.Ben unuturken o hatırlıyordu. Onun beni öptüğünü hiç hatırlamadım.Bunun bir rüya olduğuna herkesi kandırmıştım.
biz uyku problemi yaşayan insanlar cennetliğiz bence, herkes efendi gibi uyuyup güne zinde başlarken ben ve sizler herkesle aynı saatte kalkıp aynı işleri yapıyoruz üstelik yarı yarıya uyku farkıyla HER GÜN
Reklam
Reklam