Akşam güneşi tam da bu kitabı elime aldığımda böyle batıyordu … 🌅 "Büyük Uçurum Oteli" — Stuart Jeffries'in kaleme aldığı, Frankfurt Okulu'nun efsanevi isimlerini — Adorno, Horkheimer, Marcuse, Fromm, Benjamin ve Habermas'ı — bir arada anlatan bu dev esere nihayet başlıyorum. 📖✨ Yıl 1923. Bir grup entelektüel, modern dünyanın çarkını anlamak, kapitalizmin ve faşizmin insanı içten içe nasıl kemirdiğini gözler önüne sermek için Frankfurt'ta bir araya geliyor. Aradan yüzyıl geçmiş ama söylenenler bugün kulağıma daha da yakın çınlıyor gibi hissediyorum. Kültür endüstrisi, tüketim toplumu, otoriter kişilik… Bu kavramları sayfa sayfa nasıl bir perspektiften ele alacak merak ediyorum. 🔍 The Guardian "sürükleyici", The Scotsman "kışkırtıcı" demiş. Beklentilerim çok yüksek — umarım hayal kırıklığına uğratmaz, ama içgüdüm tam tersini söylüyor. 🤞😏 Bu okuma serüveninin nereye götüreceğini bilmiyorum henüz ama emin olduğum bir şey var — önümüzdeki günler beyin fırtınalı geçecek. 🔥 Siz Frankfurt Okulu'yla daha önce yolunuz kesişti mi? Adorno mu, Marcuse mı, Benjamin mi — nereden başladınız? 👇 #büyükuçurumoteli #stuartjeffries #frankfurtokulu #adorno #marcuse #walterbenjamin #kitapokuyorum #felsefeokuyorum #kritikteori #kitapseverler #okumalistesi #felsefesevenler #bookstagram #kitap #felsefe #entelektüel #düşüncelerim #GrandHotelAbyss Stuart Jeffries Banu Karakaş Büyük Uçurum Oteli
1000Kitap
“Artık herkesi anlamaya başlıyorum sanırım …”
Reklam
Kleopatra
bugün buraya kalbimi bıraktığım, araştırırken "yuh bu kadar da olur mu" deyip hayran kaldığım o kraliçeyi ve onun gizemli ülkesini anlatmaya geldim: Kleopatra ve Mısır piramitleri popüler kültür bize Kleopatra'yı hep filmlerde falan sadece güzelliğiyle erkekleri parmağında oynatan biri gibi gösteriyor ... hepsi yalan! bu kadın aslında tam bir dahi, inanılmaz bir vizyoner ve tam bir İKOONN. üstelik içinde yaşadığı o gizemli Mısır dünyası ve piramitlerle ilgili öyle tatlı detaylar var kii öncelikle en büyük şoktan başlıyorum: bu kızımız aslında Mısırlı bile değil ? soyu Makedon Yunanistanı'na, yani Büyük İskender'in generali Ptolemaios'a dayanıyor. ama işin en saygı duyulası kısmı ailesindeki herkes Mısır halkını küçümseyip sadece Yunanca konuşurken, Kleopatra oturup sıfırdan Mısırca öğreniyor! sırf halkıyla gerçekten bağ kurabilmek, onların dilinden konuşabilmek için. bu bile onun ne kadar samimi ve halkına değer veren bir lider olduğunu gösteriyor hazır Mısır demişken piramitlere geçmezsek olmaz şimdi zaman algınızı tamamen altüst edecek o meşhur bilgiyi veriyorum: Kleopatra, kronolojik olarak Gize Piramitleri'nin (yani o bildiğimiz kocaman Keops Piramidi'nin) yapılışından ziyade, aya ilk insanın ayak basışına yani 1969 yılına çok daha yakın yaşadı! evet, . piramitler o kadar eski ki, Kleopatra bile bizim şu an piramitlere baktığımız gibi uzaktan hayranlıkla bakıyor, onların gizemini çözmeye çalışıyordu. yani piramitler onun için bile çoktan "antik tarih" olmuştu, inanılmaz bir detay ✨ peki bu piramitler nasıl yapıldı dersek: hani filmlerde hep köleleri kırbaçlayarak zorla çalıştırıyorlar ya, o da yanlış! piramitleri inşa edenler aslında ülkenin dört bir yanından gelen, maaşları ödenen, hatta öldüklerinde piramitlerin yakınına gömülme şerefine erişen saygın
Telefon ekranlarından ve dijital gürültüden biraz uzaklaşıp eski okuma alışkanlığımı geri kazanmak için kendime loş bir köşe ve güzel bir kahve hazırladım. ☕✨ Dijital kütüphanemin ilk yolculuğuna karlar altındaki o meşhur trenle, Agatha Christie - Doğu Ekspresinde Cinayet ile başlıyorum. Tam da "Karanlıkta Bir Çığlık" bölümündeyim, Poirot ile ipuçlarını toplamaya başladık bile. 🚂🕵️‍♂️ Benim gibi şu sıralar okuma ritmini yeniden yakalamaya çalışanlar varsa, gelin bu yolculuğu birlikte sürdürelim. Keyifli okumalar! 🤍 Agatha Christie Doğu Ekspresinde Cinayet
Bazen susacak bir şey bulamayınca konuşmaya başlıyorum.
Ve, başlıyorum!
Kütüphanemin 1380. üyesi, ismine vuruldum da aldım. Bir keyifli okumalar alırım! 😊 "Bazen en derin yaralar, en sessiz odalardan çıkar."
Reklam
Reklam