Küçük bir oyun oynayalım mı?
Şu an pencereden dışarı bakın ya da kafanızı kaldırıp odadaki ilk nesneye odaklanın. Sonra da şu an okuduğunuz kitabın 39. sayfasındaki ilk cümleyi buraya yazın. Bakalım nasıl absürt ya da anlamlı eşleşmeler çıkacak? Ben başlıyorum... Nesne: Yarım kalmış çikolata Kitabın cümlesi: Yani burada hiç geçmiş yok mu?
04:12, Zemin Kat
Florasan lambanın stabil vızıltısı, kahve otomatının plastik bardağı hazneye düşürürken çıkardığı o mekanik sesle bölünüyor. Sabaha karşı sıfır dört on iki. Kampüs kütüphanesinin zemin katı, finallere bir gün kala uykusuzluktan gözleri kanlanmış, kafein ve dedikoduyla ayakta kalan yirmi yaş grubunun panayır yeri. Plastik masanın etrafında beş kişiyiz. Önümdeki anayasa hukuku notlarının üzerine, karton bardaklardan sızan kahve halkaları yapışmış. Konuşma, son iki saattir olduğu gibi yine aynı iki eksen arasında, bir sarkaç gibi gidip geliyor: Üst dönemden birinin ev partisinde yaşananlar, kimin kiminle arkadaki odaya geçtiği ve ertesi sabah geriye kalan o çiğ, estetikten yoksun detaylar. Masadakilerle aynı yaştayım, kağıt üzerinde yirmi birim; ancak onların o vahşi anlatma arzusuyla mahrem olanı masaya meze yapışlarını izlerken, içimde otuzlarında bir kadının bıkkınlığı ve mesafesi var. Kurulan her cümlenin, havaya fırlatılan her kahkahanın aslında bir üstünlük kurma ya da kendi içlerindeki o derin yetersizliği kapatma çabası olduğunu görmek için akranlarımın o gürültülü dünyasına ait olmamak, o zihinsel mesafeyi korumak yetiyor. "Şuna baksanıza," diyor yanımdaki, çenesini otomatların arkasındaki koridora doğru uzatarak. Bakışlar tek bir noktada kilitleniyor. Koridorun sonundaki masada tek başına oturan, hırkasının kolları ellerini kapatmış, saçları darmadağın bir kız öğrenci var. Önündeki kalın kitaba gömülmüş, dünyadan habersiz not alıyor. Masadaki ses tonları aniden vites yükseltiyor. Kelimeler hafif birer alayla başlıyor, saniyeler içinde acımasız birer infaza dönüşüyor. Kızın giydiği eski hırkadan girip, kampüsteki yalnızlığından çıkıyorlar. O isimsiz, zararsız kıza yöneltilen bu kolektif gaddarlık, masadakileri birbirine bağlayan yegane tutkal o an. Birini
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İkinci kitap için silkelenme zamanı… 📚✨ Kaldığımız yerden devam. :) Aslında büyük bir heyecan ve azimle başlamıştım. Hatta nisan gelmeden epey yol almıştım. Sonra hayat araya girdi… Olaylar, koşturmalar derken her şey yarım kaldı. Ama bugün, bahaneleri bir kenara bırakıyorum. Zihnimi toparlıyor, kaldığım yerden yeniden başlıyorum. Detaylar şimdilik sürpriz… 🤍
Hadi küfürleşelim edebi olsun kufretmeden kürür etkisi gibi…ben başliyorum ..Yapacağınız işe sokak🤣
tahammül seviyem o kadar düştü ki karşımdaki daha cümlenin yarısındayken sinirlenmeye başlıyorum
1000Kitap
Hesabı kullanmaya bugün başlıyorum.