"Har içinde biten gonca güle minnet eylemem..."
9/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 15:33
Selamlar millet!! Yine ben. Öncelikle söylemeliyim ki sırf bu incelemeyi yazmak için bayağı çaba sarf ettim ve zamanımdan da bayağı fedakarlık ettim ama sorun pişman mıyım?? Diyecek çok şeyim var ama olabildiğince kısa(?) tutmaya çalışacağım :) İlk olarak kitapla ilgili konuşacağız, daha sonra ise size izlediğim bazı vidolar hakkında biraz (?) bilgi vereceğim. Hazırsanızzz başlıyoruzz!! 16 yaşında bir Deborah'ımız var ama kitabı azıcık okuduğunuzda bile anlıyorsunuz ki o aslında hepimizden bir parça. Bizim ruhumuzun bir parçası. Bu dünyanın gerçekleri, yalanlar, doğru bilinen yanlışlar, baskılar, beklentiler, olamayan arkadaşlık ilişkileri, ailevi sıkıntılar, sağlık sorunları onu farklı bir dünya yaratmaya itmiş. Yaşadığı dünyaya katlanamayınca o da kendi kafasında kendine ait bir "Yr" yaratmış. Onun evreninin adı bu. Kendi tanrıları, kendi yasaları, kendine özgü bir dili var. Ama aslında ne kadarı ona ait acaba?.. Şimdi kendinizi onun yerine koyun bir. On altı yaşındasınız ve şizofreni tanısı konuyor, sonra da hastaneye yatırılıyorsunuz. Aileniz için oluşan algıyı, akranların size bakışını bir düşünün. Cüzzamlı bir yaratık gibisiniz. Kusurlu, yanlış, gereksiz, zehirli... ve Deborah da kendini "zehirli" diye tanımlıyor. Ne zaman biriyle yakınlaşsa sanki ona zarar gelecek kendi yüzünden... Hastaneye yatırılınca orada kendine benzer birçok hastayla tanışıyor. Siz Deborah'ın hayatına ve iç dünyasına ortak olurken aynı zamanda diğer karakterlerin de yaşamının parçası haline geliyorsunuz. Dr. Furi ile siz de terapi görüyorsunuz. Hastalık krizlerine, saldırganlıklara, kendine zarar vermelere şahit oluyorsunuz ve tabii en içten arkadaşlıklara da. Okuyunca anlıyorsunuz ki biraz anlaşılmak, anlatmak insana çok iyi gelebiliyormuş. Biraz sevgi hissetmek, ilgi görmek insana
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2021 77. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2021 11:25
Herkese merhaba! Bugün Yeşilin Kızı Anne 4'ü inceleyeceğim. İnceleyebileceğim kadar tabii. Önceden söylüyorum, söylemedi demeyin, çok fazla spoi yiyebilirsiniz. WARNING! O zaman meşhur sözümüz ile başlıyoruzz... SPOİLER... SPOİLER... SPOİLER... Anne, bu sefer Summerside'a Summerside Lisesi için müdür olarak gidiyor. Ama bizde okul müdürleri ciddidir, ders vermez, emir verirler... Bizim iyi kalpli Anneimizde bunlardan hiçbiri yok. O gene dayak yerine anlatımı tercih eden sıcacık öğretmenliğini yeniden bize gösteriyor. Burada yazara soruyorum. Sevgili Lucy, bu kitabı yazarken depresyonda mıydın? Yalnız mıydın? Neydin? Niye soruyorum? Niye seni mezarında rahatsız ediyorum? Huzur içinde uyu seni seviyorum=) Tabii konumuz bu değil. Niye tüm bunları sordum? Çünkü kitapta Anne'in kişisel hayatı dışında her şey anlatılmış. Sürekli bir dedikodu. Anne başkalarının aralarını düzelteceğim diye kendisine vakit ayıramadı. Yazık. Bir de bazı beklentilerim var. 1) Anne'in Gilbert'a yazdığı bir sürü mektup var. Ama yazarımız bir tanecik bile Gilbert'a yer bırakmamış. Onun da az da olsa mektuplarını okumak isterdim. 2) Önceki kitaplarda gördüğümüz romantizm maalesef yoktu. Tam bir bekâr kitabı olmuş. 3) Avonlea 'yi özledim. Hem de çok. Oranın daha çok anlatılmasını isterdim. 4) Bir de ben dramlara bayılırım. Mesela yazdığım kitaplarda da hep dram vardır. Ama kitabın son sahnelerinde Elizabeth'e araba çarpıyor. Oranın daha uzun ve gerçekçi olmasını dilerdim. Ve aynı zamanda o kişi Anne olup ona çarpsa ve Gilbert onun yanına gelse de romantizmi hissetsek diye geçirmedim değil aklımdan. Neyse, şimdilik bu kadar. Neden 10/10 verdiğimi sorabilirsiniz. Benim cevabım da: Neden olmasın? Aslında inceleme yapmayacaktım. Çünkü ilk denememde çok güzel başlamıştım ve silindi. Çok sinir oldum.
Edebiyat
Yeşilin Kızı Anne 4L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20203,815 okunma