Kemal Basmacı kitabın sonunda “mutlu bir hayat yaşadım” sözleriyle bitiriyor yaşam denilen serüvenini, ama bence Kemal hem Füsun’a olan takıntısı yüzünden hem ona sevgisini gerçek anlamda gösterememekten, hem de Sibel’in gerçek aşkına karşılık verememekten dolayı fazlasıyla acı ve hüzün dolu bir yaşam sürdü. Ama bu Kemal’in kendi tercihiydi zaten kendi hayatı dahil Füsun ve Sibel’in hayatlarını da yaşanılamaz bir raddeye getirdi maalesef. Bütün suçu Kemal’e atmayacağım tabi ki çünkü en az onun kadar Füsun da hatalı, ama tabiki Füsun’un hataları bir yerde küçük ve tecrübesiz olmasına verilse de bu onun yanlış yaptığı gerçeğini değiştirmiyor zannımca, bu olaydan hareketli hırs ve takıntının aslında nelere mâl olacağını da hep beraber görmüş olduk. Bir defa geldiğimiz ve süresini dahi tayin edemediğimiz bu kısa ömrü neden böyle anlamsız inatlar ve hırslar uğruna heba edelim ki, her şeye rağmen bize sunulmuş olan bu anlamlı yaşamı iyi değerlendirmek için uğraşalım derim ben, hem ne demiş Nazım Hikmet; “ Yaşamak güzel şey be kardeşim” her şeye rağmen yaşayalım olmaz mı? Not: Füsun’un sonda ölmesi canımı sıktı doğrusu her ne olursa olsun sevenler kavuşmalı, Madam… En nihayetinde bu dünya sevenler uğruna dönüyor olsa gerek…☕️📌 #masumiyetmüzesi🫧