Romanımızın kahramanı, müzemizin kurucusu Kemal Basmacı, 12 Nisan 2007 tarihinde, yani Füsun'un ellinci doğum gününde, kendisi altmış iki yaşındayken, Milano'da her zaman kaldığı Grand Hotel de Milan'ın Via Manzoni'ye bakan büyük bir odasında, sabaha doğru uykusunda geçirdiği kalp krizinden öldü.
Bizim gibi sevgililer, hiçbir şeyin aşklarını bitiremeyeceğini bildikleri için en kötü günlerinde bile, hatta birbirlerine en acımasız ve yanlış şeyleri istemeden yaparlarken bile, içlerinde hiç bitmeyen bir teselli duygusu taşırlar.
Talat Berlin'de, Cemal Tiflis'te Ermeni suikastçıların kurşunlarına kurban gidecektir. İttihat Terakki üçlüsünün en tez canlısı Enver Paşa'yı ise fıtratına yaraşır bir son beklemektedir: Moskova, Berlin ve Kafkaslar arasında mekik dokuyan "Hürriyet Kahramanı" bir ara Milli Mücadele'nin başına geçmeye yeltenecek, Sakarya Meydan Muharebesi'yle hevesi kursağında kalınca da Pantürkist hayallerini uygulamaya koymak için Orta Asya'ya geçecektir. Şehadeti burada, Basmacı Özbeklerin yanında Bolşeviklere karşı savaşırken gerçekleşecektir..