Puan vermedi·88 syf.··
2026 12. kitabı
#okudumbitti @fenikskitap @isa.ozinan ESRA AKGÜN #bnmdunyamesraetkinlik #herşeyböylebaşladı #reklamdeğil Evet arkadaşlar bugün sizlere oldukça fark tarzda yazılmış bir kitap ile geldim.Şöyle ki, yazar kendi hayatında nereden nereye gelmiş, dipten zirveye çıkışını hayatını analiz ederek anlatmış. Dünya hayatını zahir, rüyalarını ise batın diye tanımlıyor.Rüyaların insan hayatındaki önemi ve gerçekleşmesi üzerine yazılmış bir kitap diyebiliriz.Rüyalarını yorumlaması ve gerçek yaşantısı ile bağdaştırıp yaşaması ilginç geldi bana.Ben de rüyalardan etkilenen bir karakterim . Rüyalarımıza iyiye yorarsak iyi, kötüye yorarsak da kötü olduğunu düşünüyorum. Yazar da rüyalarını yaşantısına yorumlamış. Ben hatırladığım rüyalarımı hep hayra yorarım ki iyi olsun.Evrene her daim pozitif enerji göndermeyi seviyorum.Bu arada yazarın rüyalarını yorumlama tarzı hoşuma gitti.Farklı bir deneyim oldu benim için. Bu farklı deneyim ve okuma okuma için arkadaşım ESRA AKGÜN ya çok teşekkür ederim. Başka kitaplarda buluşmak dileğiyle canım.Her daim kitapla, sevgiyle kalın arkadaşlar.
Herşey Böyle Başladıİsa Özinan · Feniks Kitap · 202669 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:12
Kitabın konusu; yazarın (İsa Özinan) çocukluğundan yetişkinliğine, Eskişehir'in tarihi sokaklarından modern kurumsal iş dünyasının labirentlerine uzanan otobiyografik ve manevi uyanış yolculuğudur. . Eser, sıradan bir anı kitabı olmanın ötesine geçerek yaşananları iki farklı boyutta ele alıyor: Zahir (Maddi Hayat): Eskişehir’in Erenköy ve Odunpazarı semtlerinde geçen çocukluk yılları, ailece yaşanan maddi ve manevi zorluklar, iş hayatındaki mücadeleler, kurulan şirketler ve ticari deneyimler anlatılıyor. Batın (Manevi Dünya): Hayatta yaşanan olayların görünmeyen yönü ise rüyalar, işaretler ve manevi semboller üzerinden yorumlanıyor. Yazarın ve yakınlarının gördüğü rüyalar, yaşananların ardındaki ilahi hikmete ışık tutuyor. Kitabın temelinde; kader, ilahi plan, insanın kendi özüne dönüşü ve modern dünyanın içinde manevi değerlerini koruma çabası yer alıyor. Rüyalarda görülen semboller, tasavvufi bakış açısıyla değerlendirilirken; modern iş hayatının insan ruhu üzerindeki etkileri de sorgulanıyor.
Herşey Böyle Başladıİsa Özinan · Feniks Kitap · 202669 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
Yazar bir mühendis ve en dipten kendi tırnakları ile kazıyarak zirveye taşıdığı Piller Rise şirketinin oluşum sürecini ve gördüğü rüyaların nasıl hayatında bir klavuz görevi gördüğünü okuyoruz ve bundan oldukça etkileniyoruz.Yazar bir terzinin oğludur.Doğum anı da oldukça ilgi çekici.Komşuları rüyasında bu çocuğun doğması gerektiğini ve isminin İsa olmasını gerektiğini defalarca görür.Maddi durumları çok da elverişli olmayan aile çocuğu aldırma fikrini düşünse de artık çok geçtir.Ve çocuk dünyaya gelir ve ismi de İsa olur.İşte tüm hikayede bu noktada başlar. Eser iki noktada geçer.Zahir ile Batın arasında.Zahir gerçek hayat,Batın ise görülen rüyalar ve bunun İsa'nın üzerindeki etkisi.Yazar burada yaşadıkları ve gördüğü rüyaları birleştirme noktasında ve bunları yorumlama kısmında oldukça başarılı.Gördüğü rüyalar ise etkileyici.Anlamları ve hayata kattıkları ile daha manalı hale geliyor.İlk iş deneyiminde ortağının kazığını yiyor İsa ve 1 milyon dolar borçla baş başa kalıyor.Borcu ödemek için Irak'a gidiyor ve mühendis olarak pek çok inşaatta çalışıyor.Bu sıralarda gördüğü rüyalar ve hayatına etkisi inanılmaz gerçekten.Daha sonra büyük şirketlerden teklif alıp hızla borcu kapatırken yeniden kendi kurduğu şirketi ile zirveye gidiyor. Gördüğü rüyalardan benim çıkardığım ders,aza tamah ederek, şükrederek İsa'nın bir yerlere gelmesi.Elindekinin kıymetini bilen, paylaşmayı seven,dünya malına tamah etmeyen bir insan olan İsa,bu sayede nihai hedeflerine bir bir ulaşır.Bu yolda rüyaları ona rehber olur.İlahi rüyaların etkileyici ilk seviyesi de bir hayli yüksekti.Güzel ve anlamlı bir o kadar da ilahi bu eseri tavsiye ederim.Okumamda emeği geçen ESRA AKGÜN teşekkürler.Bu arada beni en etkileyen rüya ise asansör ile ilgili olandı.Detaylar eserde
Herşey Böyle Başladıİsa Özinan · Feniks Kitap · 202669 okunma
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Yazarımızın eseri hem anlamlı, hem düşündürücü, hem insanın kendi iç dünyasına yaptığı uzun bir yolculuk gibiydi.. Dünyevi makamların, kurumsal hırsların ve büyük maddi yıkımların gölgesinde adım adım gerçekleşen bir manevi dirilişin belgeselidir.. Kısa ve öz şeklinde, 9 bölümden oluşan, anlatımı sade ve akıcı bir eserdi.. Eğer rüyaları önemsiyor ve aynı zamanda dikkate alıyorsanız ayrı seveceğiniz bir kitap olacak. Aklıma bir tanıdığımın rüya defteri tuttuğu geldi hatta.. Burada zahir (gerçek hayat) ile batın (rüyalar) omuz omuza yürür.. Bir insan, ruhunu şeytana veya makama satmadan, kendi fıtratını nasıl koruyabilir ? İşte bu sonun cevabı ve kitabın ruhani merkezi, sayfalarda sıkça karşımıza çıkacak olan o eşsiz boyutta gizlidir : Lost Time yani KAYIP ZAMAN.. Çok sevdim.. "Dünya bir gölge gibidir; peşinden koşarsan kaçar, sırtını dönersen o senin peşinden koşar. " "Insan ömrü, birbiriyle hem savaş halinde olan hem de birbirini kusursuzca tamamlayan iki farklı saatin tiktakları arasında geçer." İsa Özinan Tavsiye ederim
Herşey Böyle Başladıİsa Özinan · Feniks Kitap · 202669 okunma
Puan vermedi·269 syf.··
2026 14. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 15:31
Kitapta her şey imgelerle anlatılıyor. Tasavvuf ve müzik ilişkisi, imgesel karakterlerle fantastik bir hikaye şeklinde anlatılıyor. Bu hikayede tarih, tasavvuf, felsefe ve musiki var. Öncelikle kitabın adı "Suskunlar" Galata Mevlevihanesi'ndeki küçük mezarlığın adı. Ölünce bu mezara yatacak olan Başkahraman Eflatun da hep susar. Eflatun Mevleviliğe giderken yolda , 7 büyük günahın kendini çağırdığını sanıp sırasıyla hepsinin yanına gider ve hepsinden kötek yer. Yolu en son Galata Mevlevihanesi'ne çıkar. Orada bir derviş olur. Bu 7 büyük gnah karşısına : -İki büryan kebabını arka arkaya mideye indiren şişko adam (oburluk) -genelevden çıkan yeniçeri (şehvet) -bir sandık dolusu altını olduğu halde borcunu ödemeyen tüccar (açgözlülük) -kölesini öldüresiye döven (öfke) -atın üstünde giden zadegan (kibir) -sofu bakkal (kıskançlık ) -senelerdir aynı yerde yatıp duran dilenci (tembellik) Şeklinde çıkar. Kitabın kötü karakteri Tağut (Allahı reddeden her şey) ile Mevleviler savaşır. Tağut'un yardımcısı Azazil (İblisin cennetteki adı ) Tağutun isteklerini yapar. Tağut hastalanmıştır ve Rafael adında bilgisiz bir doktordan yardım etmesini ister. Burada aynı zamanda sağlam gelip Rafael'in elinde hastalanan Lazar (hastalanmış adam ) vardır. Camide vaaz verip herkesin sevdiği cüce devamlı musikinin ne kadar günah olduğunu vazeder. Fakat cüce esasında yetenekli bir müzisyen ve Tağut'un adamıdır. Yani yazar burada Tağut'un musikiyi reddettiğini gösterir. Yani musikiyi tasavvufla da bağdaştırarak iyi bir yere koyar. Bu tağutun cinayet işlettirdiği Kabil adında bir katil vardır. İsmiyle müsemma olarak kendi kardeşini öldürmüştür. Bir de Muhteşem Neyzen Batın ( gizli, görünmeyen şey) vardır. Onun oğlu Zahir yani batının zahir(görünen) olan tarafı kendini peygamber ilan ettiğinden
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
hakiki batının okültist yansımaları
Puan vermedi·88 syf.··
2026 9. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 21:52
René Guénon, Fransız ve Katolik bir ailenin çocuğu olup okültizmden mason localarına kadar ismi birçok yerde geçen bir düşünürdür. Ona göre hakikat, yalnızca akıl ve deneyle değil, dinlerin batınî boyutları aracılığıyla kavranabilir. Bu nedenle tasavvuf, Hinduizm ve Taoizm gibi geleneksel öğretileri incelemiş ve bunlar arasında ortak bir öz bulunduğunu ileri sürmüştür. Görüşleri gelenekselcilik çerçevesinde şekillenir. Tasavvuf üzerine yazılar yazması ve Mısır’da Şazeliyye tarikatıyla tanışması, onun Müslüman olup Abdülvâhid Yahyâ adını almasına vesile olmuştur. Onun en olgun eserlerini verdiği dönemlere denk gelen İslam Ezoterizmi ve Taoculuk adlı kitabı, İslamiyet’i kabul etmesine rağmen spiritüel konulardan tamamen kopmadığının göstergesidir. René Guénon, bu çalışmasında modern dünyanın beraberinde getirdiği felsefi ve ahlaki görececiliği (relativizm) eleştirmeyi ve geleneksel medeniyetlerin özündeki birliği ortaya koymayı amaçlamıştır. Kitap oldukça analitik ve teorik bir zeminde ilerler. Guénon, okültizmde de görülen zahir ve batın kavramlarını İslamiyet’teki şeriat ve hakikat kavramlarıyla bağdaştırır ve İslam doktrininde bu ikisinin açık bir şekilde ayrıldığını savunur. Bu ayrımın keyfi bir yoruma değil, tabiatla ilgili bir hakikate dayandığını söyler. Şeriat, din ile ilişkili her şeyi kapsayan bir kabuk gibiyken; hakikat, bir çemberin merkezi gibi şeriatı var eden ve anlamlı kılan marifettir. Yolcu olan kişi fail konumundadır. Bunu anlayan, seyr u sülûk geleneğini de anlamış olur. Batın ilmi yalnızca hakikati değil, tarikati yani oraya ulaşan yolu da içerir. Tasavvufta yollar çoktur ama gaye birdir. Kul bu yolda ilerledikçe kendi sıfatlarını kaybeder ve geride Allah’ın sıfatları kalır. Sufilik ise sufi ile Allah arasında bir sırdır; bu yüzden tasavvufla
Din
İslâm Ezoterizmi ve TaoculukRene Guenon · Paradigma Yayınları · 20252 okunma