“George… Uyudun mu?” diye seslendi Lennie karanlığın içinden.
“Hayır. Ne oldu?”
“Tavşanlarımız farklı renklerde olsunlar.”
“Tamam, olur,” dedi George uykulu bir ses tonuyla. “Kırmızı, mavi ve yeşil tavşanlardan alırız. Milyonlarca tavşan alırız.”
“Tüylülerden alalım George. Sacramento’daki panayırda gördüklerimden.”
“Tamam, onlardan da alırız.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Dayanılmaz biçimde cezalandırılmış olduğum için nerede yanıldığımı bulmaya çalıştım. Bilinçsiz bir suçlu olmuştum, hiç farkına varmadan tehlikelere atılmıştım, birden öldürmüştüm. Cezamı hafifletecek bir durum da yoktu çünkü bilincim yerinde değildi. Aşkımın sürmesini istemiştim ama yok etmiştim onu. Ne yaptığımdan emin değildim ama her şeyi itiraf etmiştim. Suç aletini aramak için kendimi paramparça ettim; ettiğim her küstahlık kâbusum oldu, olağan düşüncelerim karabasanlara dönüştü - yaptığım hiçbir şey tanrıların gözünden kaçmamıştı ki, bu korkunç intikamı alıyorlardı benden. Kendi yüzüme bile bakamaz olmuştum; gözlerimi oydum, kuşların gelip ciğerlerimi gagalamasını bekledim ve günahlarının ağırlığını dağ tepelerine taşıdım.”