Puan vermedi·468 syf.··
2026 28. kitabı
Yazarın çok sevilen karakteri Charlie Parker ve arkadaşları ile tanıştım. Doğaüstü detaylar da taşıyan polisiye bir serinin 21. kitabı Karanlığın Fısıltıları. Bağımsız da okunabildiği için kaçıncı kitap olduğu benim için çok önemli değil. Aslında tam aksine karakterler açısından bu kitabı okumak ayrıca keyifli. Çünkü artık Charlie ve birlikte çalıştığı insanlar arasında oturmuş bir dinamik var. Diyaloglar çok keyifli. Birbirini uzun süredir tanıyan insanların arasında olacak ince mizah içeren atışmalar var, bu da konunun hüzünlü ve gergin yanını dengeliyor. Kitabın ilk yarısında elimden bırakamadan merakla okudum. İki yaşındaki oğlunu öldürmekle suçlanan bir anne var. Üstelik suçlayan kişi de eşi, yani çocuğun babası. Colleen'in avukatı ve dedektif Parker onun suçsuzluğunu ispat etmek için uğraşacaklar. Ayrıca kanlı bir battaniye bulunsa da henüz çocuğa ne olduğu bilinmiyor. İkinci yarıda kurgu biraz dağınık ilerliyor. Bunun sebebi biraz da serinin önceki kitaplarındaki olayların devam etmesi diyebiliriz. Konuyla çok ilgili olmayan bir şekilde karakterler arası hesaplaşmalar söz konusu. Bunlar biraz okurun ilgisini dağıtıyor açıkçası. Ama bir yandan kurguya sonradan giren Sabine karakteri ve onunla ilgili daha önce yaşanmış iki olayı da merakla okudum. Yazarın başka bir kitabı çıkarsa hiç tereddüt etmeden okurum. Çünkü ufak tefek aksaklıklara rağmen Charlie ve ekibi çok keyifli buldum. Dolu dolu kurguları seviyorsanız, doğaüstü detaylar da polisiye kurgularda size ilginç geliyorsa tavsiye ederim.
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202690 okunma
Karanlığın fısıltıları
10/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:48
Polisiye kitaplarını sever misiniz? Kayıp sırları geçmişin sırlarını ortaya çıkaran kitapları sever misiniz? Gerilim merak dolu bir kitaba ne dersiniz? Karanlığın için kaybolmak ister misiniz? Poliye gerilim psikojik derinlikleri seviyorsanız bu kitap tam sizlik bir kitaptır İki yaşındaki Henry Clark, bir sabah beşiğinden kaybolduğunda geriye yalnızca açık bir pencere, kanlı bir battaniye ve cevaplanmamış sorular kalır. Polis soruşturması ilerledikçe tüm oklar annesini göstermeye başlar, medya, komşular ve kamuoyu çoktan kararını vermiştir. Ancak ortada ne bir tanık vardır ne de kesin bir gerçek. Kaybolan yalnızca bir çocuk değil, hakikatin kendisidir. Henry Clark'ı bulmak ister misiniz? Henry Clark nerede? Henry Clark'a ne oldu, nerede? Sadece Henry değil daha önce de buna benzer vakalar olmuş sadece Henry'nin değil onlara da ne olduğunu kitabın ilerleyen zamanlarında görüyorsun tam gerisinde ne oluyor diye merak ederken diğer çocuğun hikayesine geçiş yapıyoruz mükemmel bir geçiş ve merak uyandırıyor #kitapalıntıları "Dürüst olmak gerekirse," dedim, "ne düşüneceğimi bilmiyorum." "'Dürüst olmak gerekirse' sözünden nefret ederim, ama senin durumunda bir istisna yapacağım çünkü senin dürüstlüğünden şüphem yok." Sesini yükseltmeyi -özellikle bir kadına karşı- nezaketsizlik ve zayıflık göstergesi olarak görüyordu.
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202690 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 125. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere John Connolly kaleminden Karanlığın Fısıltıları kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 468 sayfalık bir kitap •Her şey bir annenin yaşayabileceği en korkunç felaketle başlıyor. Colleen Clark, sıradan bir akşam küçük oğlu Henry’yi yatağına yatırıyor. Sabah uyandığında ise çocuk resmen buhar olmuş. İşin korkunç kısmı; polis Colleen’in arabasında kanlı bir battaniye bulunca tüm kasaba, medya ve hatta öz kocası bile kadına katil gözüyle bakmaya başlıyor. ​•Polis davayı hemen kapatıp faturayı Colleen’e kesmek isterken devreye kasabanın en dişli, en karanlık işleri çözen özel dedektifi Charlie Parker giriyor. Parker olayın arkasındaki gizemli Mara Teller ismini kovalarken, hikayeye Sabine Drew’un girmesiyle işin rengi tamamen değişiyor. ​•Sabine yapayalnız, kasabalının akıl sağlığını yitirmiş dediği bir kadın. Ama kimsenin bilmediği bir sırrı var: O, soyundan gelen bir lanetle yaşayan bir medyum. Ahizeyi her kaldırdığında hatlara sızan ölülerin fısıltılarını duyuyor. Ve aniden zihninde kaçırılan Henry’nin çığlıklarını duymaya başlıyor; çocuk hayatta ama mutlak bir dehşet içinde. ​•Sabine, Parker’ı bulmak için yola çıktığında arabasının yan koltuğunda kana bulanmış küçük bir kız çocuğunun hayaleti beliriyor ve fısıldıyor: Eğer o dedektif sana inanmazsa adımı söyle: Jennifer Parker. İşte bu isim, dedektif Charlie Parker’ın geçmişindeki en kanayan yarası. ​•Bir tarafta günah keçisi ilan edilen çaresiz bir anne, diğer tarafta polisin sakladığı gizemi çözen bir dedektif ve tam ortalarında ölülerin fısıltısıyla yönünü bulan yalnız bir medyum. Doğaüstü gotik ögelerle, dibine kadar gerçekçi bir suç dosyasının iç içe geçtiği muazzam bir kurgu. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202690 okunma
Soyang-ri’nin Kitap Mutfağı
6/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:31
Seoul’un karmaşasından kaçıp küçük bir köye sığınan Yujin’in, eski bir evi kitap mutfağına dönüştürmesi ve burayı hem kafe hem konaklama yeri yapması fikri baştan sona çok çekici geldi. Tarçınlı kurabiyelerin kokusu, pencereden görünen dağ manzarası, ateş böcekleriyle dolu yaz geceleri ve raflardaki kitaplar… Okurken gerçekten o köydeymişim gibi hissettim, huzur doldu içime. Yujin’in kendi yaralarını da yanına alıp bu mekânı kurması ve farklı hayatlardan konukların burada kısa süreliğine de olsa kendilerine gelmesi güzel işlenmiş. Her konuğun kendi hikâyesiyle gelip, mutfakta sohbet ederken veya kitapların arasında gezinirken bir nebze iyileşmesi, küçük mutlulukların gücünü hatırlatıyor. Özellikle mevsim değişimlerini ve doğayla iç içe geçen günlük ritüelleri anlatan kısımlar çok akıcı ve sıcacık. Fakat tam 6 puan vermemin sebebi var: Hikâye yer yer fazla “her şey yoluna girecek” moduna giriyor, karakterlerin dönüşümleri biraz hızlı ve yüzeysel kalıyor. Benzer “kitap kafe + iyileşme” temalı romanları sevenler için de yeterince yeni bir tat sunmuyor maalesef. Tempo oldukça yavaş, bu da bazı bölümlerde sayfaları çevirirken “acaba bir şey olacak mı” dedirtti. Yine de eğer hayatın gürültüsünden bunaldığınız bir dönemdeseniz, yeni başlangıç hayalleri kuruyorsanız veya sadece birkaç saatliğine sakin bir köşeye kaçmak istiyorsanız keyifle okuyacağınız bir kitap. Okuduktan sonra insanın içi ısınıyor, kitaplara ve küçük ritüellere olan sevgisi tazeleniyor. Özellikle sonbahar-kış aylarında battaniye altında okumak için biçilmiş kaftan. Kısaca: Büyük bir edebi başyapıt değil ama samimi, sıcak ve iyi niyetli bir mola kitabı. Ben okuduğuma memnun oldum, ara sıra o mutfağın ve köyün havası aklıma geliyor hâlâ. Kim Jee-Hye’ye teşekkürler. İyi okumalar dilerim.
1000Kitap
Soyang-ri'nin Kitap MutfağıKim Jee-Hye · Athica Yayınları · 2025658 okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
Serinin üçüncü kitabı sanırım en sevdiğim oldu. Kitap, hayatında yepyeni bir sayfa açmak için Noel'den nefret etmesine rağmen şirin bir kasabadaki yılbaşı ağacı çiftliğini satın alan Kira ile kafa dinlemek için aynı kasabaya gelen Bennett'in romantik hikayesini konu alıyor. Kira;hayatı boyunca ikizinin ve ailesinin gölgesinde, biraz sorumsuz bir hayat yaşamıştır. İkizinin evlenip yurt dışına taşınmasıyla büyük bir boşluğa düşer. Kendi ayakları üzerinde durabilmek için ani bir kararla güven fonundaki parayı kullanır ve Dream Harbor adlı o şirin kasabadaki o yılbaşı ağacı çiftliğini satın alır. Bennett; hayatındaki her şeyi düzeltme takıntısından ve günlük koşturmacadan uzaklaşmak için Dream Harbor'a tatile gelir. Şiddetli bir kar fırtınası Bennett'i Kira'nın çiftliğinde mahsur bırakır. Bu yakınlaşma sayesinde Kira'nın katı kalbi peri ışıkları altında yavaş yavaş erir ve aceleye getirilmeyen, birbirine güvenmeye dayalı sıcak bir aşk başlar. Tam kışın battaniye altında sıcak sahlebimle okunacak bir kitaptı. Yetişkin okurlar içindir. Türü sevenlere tavsiyedir. #y:517568
Yılbaşı Ağacı ÇiftliğiLaurie Gilmore · Juno Kitap · 2025435 okunma
8/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Bir annenin yaşayabileceği en korkunç kabus, iki yaşındaki Henry Clark’ın bir sabah beşiğinden aniden kaybolmasıyla başlıyor. Arkada kalan tek şey açık bir pencere, kanlı bir battaniye ve tekinsiz bir sessizlik... Sadece bir çocuk kaybolmuyor aslında, medya, eş,komşular ve kamuoyu hemen en kolay kurbanı seçiyor, Anneyi. Daha ortada hiçbir kanıt yokken herkes kendi kafasında mahkemeyi kurup anneyi suçlu ilan ediyor. Charlie Parker, tam da bu toplumsal lincin ve belirsizliğin ortasında anne Collen Clark'ın avukatı Moxi'nin isteği ile davaya dahil oluyor. ​Charlie Parker olayı deştikçe, hikaye basit bir kaçırılma vakası olmaktan çıkıp çok katmanlı bir psikolojik ve mistik gerilime dönüşüyor.Kasabanın o sakin, steril maskesi yavaş yavaş düşüyor. İpuçları Parker’ı sadece fiziksel delillere değil geçmişin gölgelerine,kasaba halkının susmayı tercih ettiği sırlara götürüyor. Suç, kefaret, manipülasyon ve gerçeklik algısı birbirine giriyor. Okur olarak biz de Parker'la birlikte şu sorunun peşinden gidiyoruz: Asıl tehlike dışarıdaki bir canavar mı, yoksa içimizde besleyip büyüttüğümüz gizli günahlar mı? ​Kitabın bize sunduğu nihai durak, sadece "Katil kim?" sorusunun cevaplandığı sıradan bir polisiye finaliyle değil,adalet ve gerçeklik kavramlarını sorgulatarak vuruyor darbesini. Gerçekler bir şekilde gün yüzüne çıksa bile, geride kalan yıkım, toplumsal önyargıların açtığı yaralar ve insan ruhunun karanlık tarafı baki kalıyor. Kitap bittiğinde anlıyoruz ki, bazı sırlar toprağın altında ya da geçmişte sessiz kalmıyor, aksine ruhun dehlizlerinden yüzeye çıkıp zihnimizde fısıldamaya devam ediyor. Fiziksel dünyanın ötesine geçip ruhların ve pisişik bağların karanlık dehlizlerine sızarak gerilim türüne bambaşka bir boyut kazandırmış. Karanlığın sesine kulak vermekten korkmayanların
Polisiye / Gerilim
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202690 okunma