İnsanlar sadece bir tehdide maruz kaldıklarında kabalaşırlar. Ve bunu yapan da bizim kültürümüz ve ekonomik sistemimizdir. Bir işi olan insanlar bile bizim ekonomimizde tehdit altındadır. Her an işini kaybedebilir. Ve insan tehdit edildiği zaman sadece kendini düşünmeye başlar. Parayı tanrılaştırır. Tüm bunlar kültürün birer parçasıdır.
Eşine saygı duymuyorsan çok sorun çıkacaktır. Uzlaşmayı bilmiyorsan, çok sorun yaşarsın. Aranızda olup biteni apaçık konuşamazsanız çok sorununuz olacaktır. Ve eğer hayatta ortak bir değerler kümeniz yoksa gene birçok sorun yaşanacaktır. Değerleriniz benzer olmalı.
Bu kültürde sevgiyle örülmüş bir ilişkiye sahip olmak çok önemli, çünkü kültürün kendisi bunu sağlayamıyor. Fakat günümüzün zavallı insanı ya bir sevgi ilişkisine giremeyecek kadar bencil ya da evlenmede acele ediyor ve altı ay sonra boşanıyor. Eşinde ne aradığını bilmiyor. Kendinin kim olduğunu bilmiyor, kiminle evlendiğini nasıl anlayabilir?
Sorun çoğunlukla kişilerin bir telaş, kargaşa içinde yaşamaları ve kendilerini bulamamış olmalarındandır. Hayatın anlamını kendi adlarına çözemedikleri için dört bir yanda harıl harıl o anlamı ararlar. Belki yeni bir ev, belki yeni bir araba ya da yeni bir iş o boşluğu doldurur diye koşuşturup dururlar ve tabii ki umutları boşa çıkar.