Batuhan Babaoğlu

Batuhan Babaoğlu
@batuhanbbgl
Kitaplara, Kitap Okumaya, İletişime ve Kendi Kitaplığını Oluşturmaya Bağımlı Bir İletişimci Ayrıca Bir Tarot Okuyucusu #İstanbulSözleşmesiYaşatır
Bakırköy-İstanbul, 6 Şubat
2.505 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 419)
1737 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
8/10
·440 syf.··
2026 20. kitabı
Ahmet Ümit, "Kavim" adlı polisiye romanıyla karşımızda... Öncelikle yazarı tebrik etmek isterim, çünkü bu kurgusuna titizlikle hazırlanmış. Dini motiflerin direkt cinayete dahil olduğu bir kurgu, yazarımız bunun hakkını başarıyla vermiş. Süryanilik ve Hristiyanlık mezhepleri, bu polisiye romanın baş motifleri halinde yer alıyor. Ahmet Ümit, bu derinlemesine incelemesiyle yüzyıllardır Anadolu'nun kapılarını açtığı Hristiyan, Süryani, Nusayri, Rum, Kürt medeniyetleri hakkında önemli bölümler paylaşıyor. Yani romanda, sürükleyici kurgunun yanında doyurucu bilgiler de öğreniyoruz. Romanın bir diğer özelliği ise, Ahmet Ümit'in romanındaki insanlar ve toplum hakkında paylaştığı psikolojik tahlilleri. Bu tahliller, adeta romanı tatlandıran baharatlar oluyor ve okumayı daha keyifli kılıyor. Ahmet Ümit'in okura asıl sorgulatmak istediği konu ise 'adalet' kavramı... Yazarımız hem devlet yönünden adaleti hem de bireysel anlamda kişilerin adalet anlayışını okura sorgulatmayı amaçlıyor. İnanç ve adalet kavramları, bu romanda Ahmet Ümit'in temel silahları olarak karşımıza çıkıyor. Oldukça sürükleyici, bilgi açısından doyurucu, yalın bir üsluba sahip ve kaçma-kovalama yerine daha oturmuş bir roman sizleri beklemekte... Yusuf Akdağ'ın ölümü, Başkomiser Nevzat ve ekibini harekete geçirir. Ancak ekip, çok farklı bir cinayet mahali ile karşılaşır. Göğse saplanmış haç şeklinde bir bıçak, ölü bir kurban, onun yanında açık bırakılmış ve bazı satırları maktülün kanıyla çizilmiş kutsal bir kitap... İşin içine dini öğelerin girmesiyle birlikte Başkomiser Nevzat, ekibindeki Ali ve Zeynep ile birlikte hummalı bir çalışma içine girer. Eldeki veriler ve kurbanın özel hayatı başta onları yanlış kişilere yönlendirir. Bu esnada cinayet masası, kutsal kitaplar konusunda bilgili akademisyen Can'dan da
Edebiyat
KavimAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201920,7bin okunma
Reklam
7/10
·216 syf.··
2026 19. kitabı
İnsanın ruhu, insan ruhunun mutluluğu bana göre her konudan, her gelişmeden önde gelir. Ruhumuzu mutlu edemediğimiz, içimizdeki o küçük çocuğu zedelediğimiz zaman; psikolojik açıdan olumsuz hastalıklar, travmalar adeta bir 'zihin kanseri' yaratır. Hal böyleyken ve ruh kavramına yeterli önem verilmiyorken; Ahmet Ümit, "İnsan Ruhunun Haritası" adlı deneme kitabıyla karşımıza çıkıyor. Ümit, bu deneme eserinin ortaya çıkış amacını 'Sırrı ve sınırları hiçbir zaman tam açıklanamayacak olan insan ruhunu tanımlama' olarak vurguluyor. Halihazırda edebiyatın en büyük misyonunun insan ruhuna yapılan bir yolculuk olduğunu söyler. Bu kitapta, Ahmet Ümit'in otuz yazısı üç faklı bölümde toplanıyor. 1994-2006 yıllarını kapsıyor ve yazıların çoğu ise Radikal Kitap ve Cumhuriyet Kitap gibi gazetelerin ek dergilerinde yayımlanmış. Yazarımız yalın bir üslup tercih ederken okura samimiyetle yaklaşıyor. Sanki karşılıklı çay içilip hikayelee anlatılıyormuş gibi bir hava yakalanıyor. Ahmet Ümit'in bu denemelerinde ana odağı edebiyat ve insan oluşturmakta... Deneyimli isim, insanın ruhu ve insan karakterinin özelliklerini anlatırken, bunu doğrudan yapmak yerine dolaylı bir tarz benimsiyor. Sevdiği ve etkilendiği yazarlar, çok başarılı bulduğu roman karakterleri, sevdiği filmler ve beğendiği romanlara denemelerinde yer veriyor; insanın ruh haritasını bu şekilde oluşturuyor. Bununla da kalmayıp anlattığı konuların toplumsal arka planını, psikoloji bazlı nedenlerini gözler önüne sermekten geri kalmıyor. Özellikle psikolojik nedenlerin üzerinde durmak isterim, çünkü Ahmet Ümit bunu bir romancı alışkanlığıyla yapıyor. Yazar tüm görmüş geçirmişliğiyle analizlerini sunuyor, okura yeni bakış açılarını gösteriyor. İnsan ruhunun hem aydınlık hem de karanlık yanlarını gün yüzüne çıkarıyor. Yazarlık
Edebiyat
İnsan Ruhunun HaritasıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 20202,104 okunma
6/10
·208 syf.··
2020 37. kitabı
Miraç Çağrı Aktaş, "Bana Seni Seviyorum Deme Hissettir" adlı deneme kitabıyla karşımızda... Yazar kurgu metinlerindeki samimi üslubunu, deneme kitabında da sürdürüyor. Aşk, sevgi, sevebilmek, kadın gibi konularda hissettiklerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Bazen sevmenin yanında, sevdiğimiz kişinin varlığını hissetmemizin daha önemli olduğunu söyler. Kadınların sözden ziyade eyleme baktığını belirtir, bu yüzden "Seni Seviyorum"u hissettirmek, kadınlar için daha değerlidir. Kendi anlatımıyla tamamlanmamış cümleler ve tamamlanmamış aşklar kitabı olduğunu ifade eder. Bu denemede yer yer kendisiyle okur arasında tartışmalar yaratır. Kadının toplum içindeki konumunu, sevilen kadına toplumun bakışını anlatır. Toplumsal hassasiyeti gözeterek, kadın cinayetlerine değinir.
Edebiyat
Bana Seni Seviyorum Deme HissettirMiraç Çağrı Aktaş · Dokuz Yayınları · 20144,980 okunma
7/10
·160 syf.··
2020 36. kitabı
Miraç Çağrı Aktaş, dördüncü kitabıyla karşımızda... Halen "Sen On Yedi Yaşımsın" bana göre yazarın en güzel, en vurucu ve en sevdiğim kitabı... Yazarımız burada aşkı temel kurgusuna oturturken, aile ve sevgi gibi önemli konulardan da yardımcı öğeler olarak yararlanıyor. Yalın bir üslup tercih ediyor, dilinde son derece duygusallık hakim... Bu da kitabın okura vermek istediğinin etkisini arttırıyor bence... Miraç ve Zümra ana karakterlerimiz. Miraç bir halı saha maçında, kaşına aldığı darbeyle yerde kalır. Kaşı patlar. Herkes onunla ilgilenmeye çalışır, bir kız ise bu ilgisini daha farklı bir perdeden belli eder. Şalını kaşına bastırır, birlikte hastaneye giderler. Kız aslında sağlıkçıdır ve adının Zümra olduğunu öğreniriz. Miraç, kıza ilk görüşte aşık olur. Gün sonunda şal Miraç'ta kalır, kızı haftalarca her yerde arar. Bir gün telefonu çaldığında arayan Zümra' dır ve şalını geri ister. Buluşurlar. Yaşadığı ailesel durumlar ve annesinin kanseri nedeniyle Zümra'nın ulaşılamaz ve geçilemez duvarları vardır. Ayrıca Miraç Zümra'ya aşıkken, Zümra ise Meriç'e umutsuzca aşıktır. Bir gün Zümra, Miraç' a artık görüşmemeleri gerektiğini söylediğinde, bunun altından genç kız için elim bir dram çıkar. Miraç ise aşkını anlatacak cesareti bulduğunda, can acıtıcı bir tabloyla karşılaşır.
Edebiyat
Sen On Yedi YaşımsınMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 201711,5bin okunma
7/10
·184 syf.··
2020 35. kitabı
Gerek filmleri, gerekse dizileriyle çok başarılı bulduğum bir isim Nejat İşler. Özellikle Barda, Kaybedenler Kulübü ve Behzat Ç gibi yapımlarda oyunculuğu bambaşka seviyedeydi. İşler, oyunculuktaki bu başarısını "Gerçek Hesap Bu!" ile şimdi edebiyat dünyasına aktarıyor. Bir otobiyografi kitabıyla karşımızda, anılarını samimi bir dille okura aktarıyor. Gençliğinden yetişkinliğine giden yolda, anılarını bir bir canlandırıyor. Gençlik yılları, hayata adımını atıp küçük iş denemelerine başlaması, sinema ve diziye gönül verişi, tanışıp yakın olduğu sanatçı dostları gibi anıları bu otobiyografide yer alıyor. Tüm bu anılara, yazarla ilgili fotoğraflar ve her bölümün sonundaki Nejat İşler aforizmaları eşlik ediyor. Yalın bir üslup tercih eden Nejat İşler'in samimi bir anlatımı var. Okurla hemen bir bağ kuruyor sıcakkanlı anlatımıyla...
Edebiyat
Gerçek Hesap Bu!Nejat İşler · Can Yayınları · 20232,653 okunma
Reklam