Erkek olun dostlar, erkek olun,bırakmayın karşı koyma gücünüzü,çetin savaşlarda birbirinizi utandırınutanan insanlarda sağ kalanlar ölülerden çokturkaçanlarınsa ne karşı koyma gücü kalır, ne ünü
Karşılık verdi yüce tanrıça Dione, dedi ki:"Aldırma evladım, sık dişini, bağrına taş baş. Biz Olympos'ta saray kurmuş tanrılar, çok çektik insanlardan, epey de çektirdik birbirimize.
Sonuçta, hiyelkar(becerikli, maharetli) da hayalkar(hayal eden, imgeleyen) da tahayyül ediyordu. Hiyelkar sayısız hiylelerle tabiatın kuvvetlerini tuzağa düşürüp esir etmenin yolunu ararken, hayalkar, bütün dünyayı gözündeki o noktayla görüyor, Kâinatın kendisinin gerçekleşmiş bir hayal olduğuna, bu hayali örnek alıp yeni yeni hayaller yaratmak gerektiğine, çünkü onu mutlu eden şeyin sanayi ya da teknoloji değil, hulkiyyat ya da kreatoloji olduğuna inanıyordu.
Kendi gerçeklik duygularına gerçeğin ta kendisi diye bakıyorlar, aşina oldukları ve şaşırtıcı bulmadıkları her şeye gerçek diyorlardı. Oysa bu, gerçek dışı olanın tanımının ta kendisiydi. Çünkü dünyanın kendisi, bir mucize olarak düşlerden kat be kat daha şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcıydı.