Hangi diyarlarda doğduk, hangi diyarlarda öleceğiz bilmem. Son kelimelerimiz ne olur, ilk kelimelerimiz neydi bilemem. Ellerimiz kimin ellerinde şimdi, en son kimin ellerini tutacak tahmin edemem. Güneş bir daha böyle ne zaman doğar, rüzgâr bir daha böyle güzel iter mi bizi artık yürüyelim diye ve hatta yağmur... böyle güzel yağar mı bir daha şimdi çıkıp ıslanmazsak?
Hepimiz kendimize geleceğiz bir gün. Üzüle üzüle mutlu olmayı, güçsüz kala kala güçlü olmayı öğreneceğiz. Düşe düşe kalkmayı, öle öle yaşamayı, ağlaya ağlaya gülmeyi ve ayrı kala kala sevmeyi... Bir gün hepimiz kavuşmayı da öğreneceğiz.