Uyanmanın telaşına sarıldım her sabah, o erken vakitleri sevdim; çünkü içimde hep bir ihtimal vardı: belki bir kavuşma, sabahın en köründe olur da ben onu kendi gözlerimle görürüm diye.
Ama yanlış hedefmiş onlar, yanlış adamlarmış. Sonunda bir noktada hep anladım ve öfke içinde ağlaya ağlaya herbirinin yaşamından çıkıp gittim. Benim adamlardan yana şansım yok.