Kitap sadece basılıp para kazanılmak için yazılmış gibi. Sanki bir makine yazmış. Yazar sanki altı çizilesi cümle yazmalıyım, umut konusunda kitap yazmalıyım diye kendini şartlandırmış. Güzel bir roman değil de bir ödev metni okuyormuş gibi hissettim. Diyologlar o kadar yapay ve zorlamaydı ki. Hangi insan bütün gününü sanki kişisel gelişim kitabındaymış gibi konuşarak geçirebilir ki?
Öykü şu ana kadar okuduğum en sinirbozucu, ve en anlatmaya değer özelliği olmayan bir karakter. Mutsuz olmasına şaşmamalı, kendi mutsuzluğuyla beslenen başkalarının da iyi olmasını istemeyen iyi olabileceklerini düşünmeyen biri. Herkes hakkında olumsuz bir fikri var. Ama başka kimsenin onun hakkında düşünmeye hakkı yok. Çekilmez biri.
Kitapta olaylar çok hızlı gerçekleşiyor, sanki yazar bunu da yazmam lazım bu cümleyi kurmam lazım diyerek gelişigüzel yazmış. Kız bir önceki sayfada sevgi nedir bilmiyorum, kimseyi sevmiyorum diyor. Bir sonraki sayfada aşık olup aşkını itiraf etmeye utanıyor. İki günde insanlar tanışıp kanka oluyor ya da aşık oluyor. İki günde bir insan hakkında nasıl fikir sahibi olunabilir? Karakter gelişimi yok.
Kitap hiçbir şey tam olmadan bitti, sanki yazası gelmemiş de noktayı koydu. Kitap bana umut, mutluluk aşılanmadı sırf bunlar için yazılmış ama duyguyu vermiyor, yapay. O kadar zorlama ki midem bulandı.