Her mahrum kalışın bir bayramı vardır. Sen Allah’a güven..
Bir gün ben ölürsem her evde bir cenaze çıkacaktır. Kadir İnanır. Uğurlar olsun Kadir abim💐💐💐💐💐💐💐💐💐💐
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
Dedim ki bayram mıdır ? .. dediki yok
Funda'dan...
"YAŞANMIŞ BİR HİKAYEDEN ALINTI" Şekeroğlan ​Her şey, aynı dilde konuşabildiğimizi sandığım o büyüleyici cümlelerle başladı. Kelimelerin arkasına gizlenen o edebi zarafet, kurak geçen yılların ardından kalbime sızan bir umut gibiydi. Bir şans vermek, hayatı pencerelerinden içeri buyur etmek ve belki de ilk kez güvenle yaslanabileceğim bir yuva kurabilmek istemiştim. Ancak insan, bazen ruhunu iyileştireceğini sandığı kelimelerin, aslında derin bir yetersizliğin maskesi olduğunu geç fark ediyor. ​Zaman geçip de ardındaki gerçeklikle yüzleştiğimde, karşımda duran şey bir sığınak değil, kendi sınırlarına sıkışıp kalmış bir hayatın öfkesiydi. Hayatın ona sunduğu dar kavislerin içinde, geçmişin ve şimdinin faturasını etrafına kesen bir ruh vardı orada. Kendi dünyasında bir çıkış yolu bulamamış, ailesiyle, bağlarıyla ve en önemlisi kendisiyle küs bir hikayenin başkahramanıydı. ​Asıl ağır olan neydi biliyor musun? Beni sevdiğini sandığım o insanın gözlerinde, sevginin kırıntısını bile bulamayışım. O beni hiç sevmedi. Kendini denedi belki ama başaramadı. Çünkü onun kalbindeki yerimi, zamanla kapkara bir gölge gibi büyüyen o yıkıcı duygu ele geçirmişti: Hasetle karışık bir kıskançlık, bitmek bilmeyen bir yarış. ​Oysa benim hikayem de dikensiz bir gül bahçesi değildi. Erken yaşta sırtlandığım viran bir geçmişin içinden, tırnaklarımla kazıyarak çıkmıştım. Hayatın getirdiği tüm fırtınalara rağmen bir evladı pırlanta gibi büyütebilmiş, gecemi gündüzüme katıp çalışarak kendi ayaklarım üzerinde durduğum güvenli bir liman yaratmıştım. Eğitimsiz kalmamış, emek vermiş, kendime ait huzurlu bir düzen kurmuştum. Sevdiklerimle, ailemle, dostlarımla kurduğum o samimi, şeffaf ve dürüst bağlar hayatımın en büyük zenginliğiydi. ​İşte o, tam olarak bu noktada beni bir hayat arkadaşı, bir kadın
Her mahrum kalışın bir bayramı vardır. Sen Allah’a güven..
1000Kitap