Bazen bir cinayet hikayesi sadece ölen insanları anlatmaz.Bazı hikayeler,ç yıllarca saklanan gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak için mutlaka yol bulduğunu anlatır.
Beş Duyunun Kasabı — Cihangir Işık
Kitap peş peşe işlenen cinayetlerle başlıyor. Her yeni olay soruşturmayı biraz daha karmaşık hale getirirken Savcı Volkan, Soner ve ekip kendilerini sıradan bir seri katil vakasının çok ötesinde bir olayın içinde buluyor.
İlk başlarda her şey birbirinden bağımsız gibi görünse de sayfalar ilerledikçe parçalar birleşmeye başlıyor. Geçmişte yaşananlar, insanların sakladıkları sırlar ve yıllardır konuşulmayan gerçekler birer birer ortaya çıkıyor.
Kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şey ise olayların arkasındaki insan hikayeleri oldu. Çünkü burada sadece bir katili aramıyoruz.Aynı zamanda yaşananların insanları nasıl değiştirdiğini,öfkenin ve acının yıllar içinde nasıl büyüyebildiğini de görüyoruz.
Özellikle bazı karakterler var ki hikâye boyunca sessiz kalıyorlar ama aslında bütün olayların ağırlığını taşıyorlar. Kitabı bitirdiğinizde dönüp en başa baktığınızda birçok detaya farklı gözle bakmaya başlıyorsunuz.
Hazırsanız...
cevapların geçmişte saklandığı,hiçbir karakterin göründüğü kadar basit olmadığı ve bazı isimlerin sayfalar kapandıktan sonra bile akılda kaldığı bir hikayeye yaklaşabiliriz...
Belki de Lal olmak her zaman sessiz kalmak değildir...Bazen bütün hikayeyi sessizce sırtında taşımaktır.