hayalcinin tam bir tarifini vermek gerekirse, insandan çok, ana kademede bir yaratık demek yerinde olur. oturmak için çoğu zaman cehennemin bucağındaki yerleri seçer. gündüz ışığından kaçmak istiyormuş gibi, oralara sığınır. bir köşeye yerleşince de sümüklü böceğin duvara yapışması gibi ayrılmak bilmez. evciğiyle birlikte yaşayan kaplumbağaya benzer.