Avrupa dillerindeki 'barbar', Japon dilindeki 'gaijin', Müslümanlardaki 'kafir', Almanlardaki ari olmayan gibi önyargı sıfatlarını kaldırabilirsek amacımıza ulaşabiliriz. Amaç nedir derseniz, bence tam olarak şudur: Insanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, millet, cinsiyet, renk,cinsel tercih, siyâset gibi birtakım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratılmadığı bir hümanizm anlayışı.
Profesör, hareketli, canlı bir ortamda, dingin bir şekilde yürüyordu. Yol boyunca yaptığı gibi, dikkatle etrafı seyrediyordu.
"Giriş kapısında niye polis var?"diye sordu.
"Onlar uzun yıllardır üniversiteleri, üniversitelilerden koruyorlar."
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır!
Huzur da bir çeşit cinnet miydi yoksa, öbür cinnetin kısa, dalgın bir dinlenme odası mıydı yoksa? Kim bilir, belki geçici şeylerin de bırakabileceği kalıcı şeyler vardır.