Busem S

Busem S
Instagram: kendineait1kitap
9/10
·122 syf.··
2021 22. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2021 21:14
Latife Tekin’in muhteşem betimlemeleriyle yazılmış dağınık bir yeraltı romanı. Kelimelerin boşlukta birbirlerini yakalamaya çalışması dilini bir hayli ağırlaştırmış olsa da felsefi bir anlatım barındırmakta. Siz hevesle okudukça Tekin hevesle yazıyormuş hissiyatı işleyecek içinize… Birkaç genç Nezir karakterinin etrafında toplanıp, Nezir’i çetenin başkanı belirler. Gençlerin normal yaşamlarının ötesinde yakalamak istedikleri bir felsefi görüş vardır: Nezir’in dünyası. Kendi penceresinden anılar anlatarak, diliyle hapseder çetesine kendini, artık bu çukura düşülmüştür ve çıkılamayacaktır. Liderin çete üzerinde kurduğu otorite o kadar güzel ele alınmıştı ki, “Neden onu dinliyorlar?” diye bir kez bile sormayacaksınız. Latife Tekin’in dediği gibi kitap; "Aşk İşaretleri, aslında benim yazarlığımla, yazma durumumla, dille hesaplaştığım bir kitap. Etkileme, büyüleme, dille iktidar kurma, gücü ele geçirme... Hayatı anlamlandırarak başkaları hakkında konuşma önceliğinin insana geçirdiği güç, iktidar... Kimsenin cümle kuramadığı bir yerde, cümle kurup kabile reisi olmak... Bu kitap böyle şeyleri dert edinip deşiyor." Eğer edebiyatımızın önemli yazarı olan Latife Tekin’i okumaya başlayacaksanız “Arsız Ölüm”ü tercih etmenizi öneririm. Instagram: kendineait1kitap
Aşk İşaretleriLatife Tekin · Metis Yayınları · 1995452 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
9/10
·136 syf.··
2021 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 17:22
Mahir Ünsal Eriş ile tavsiye üzerine tanıştığım ilk kitabı, Olduğu Kadar Güzeldik. 8 öyküden oluşan fakat her bir öykünün bir roman kadar ağır sonlarıyla sizi tarumar edecek bir kitap. Salçalı ekmeği, kıraathanede okeye 4.yü bekleme geleneğini ve top peşinde koşan çocukları okudukça; yazarı yazar çerçevesinden dost çerçevesine taşıyacaksınız belki de. Beni en derinden etkileyen 2 öyküsüne değinmek istiyorum: “Benim adım Feridun” ve “Kanatlarımız olsa be Metin”. Benim adım Feridun~ Kalabalığın içinde kendini kaybetmiş belki de hiç bulmak istememiş bir adamın öyküsü. Yalnız olduğundan yakınmak isteyen fakat bu yakınma için bile birine ihtiyaç duyan bir adam… Bir çay bahçesinde aldığı kararla bir düğüne katılıyor ve başlıyor asıl karmaşa döngüsü. Seviliyor artık Feridun. Kanatlarımız olsa be Metin~ Ana karakterimiz ve kendini alkolle tanımış karakterimiz Metin’in içki masasında buluşmasıyla, dökülür ortaya Metin. Kendi ağırlığından kurtulma hissini özlemiştir denize gitmek ister, o gece hep olduğu gibi şiirler okur, konuşur. Yazım anlattıkça, öykü aktıkça Metinle tanışmak istersiniz… Kendi ağırlığından kurtuldu artık Metin.
Edebiyat
Olduğu Kadar GüzeldikMahir Ünsal Eriş · Can Yayınları · 20213,744 okunma
9/10
·232 syf.··
2021 17. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2021 12:56
Yarım bırakılışın en güzel hali, Göçmüş Kediler Bahçesi. İlk olarak bu kitabı okurken dikkat etmeniz gereken yazımın tasarımıdır. Zira bir sayfa size iki farklı hikâye anlatıyor olabilir, bir paragraf da. Lügatımızın dışına çıkarak yeni kelimeleri var eden bu kitap, post-modern bir üslupla yazılmış birçok öyküden oluşmaktadır. Tek bir öyküden oluşmuyor oluşu ve ölümün doğa üzerinden tasvir edilişi anlatıyı kabullenmenizi kolaylaştıracak. İlk okuduğumuz öykü kitabın sonuna kadar sayfalara serpiştirilmiştir ve her serpiştilişte bizi tokat niteliğinde karşılayacak. Derin tümceleriyle Bilge Karasu, Göçmüş Kediler Bahçesi’ni sadece okumanızı değil anlamaya çalışmanızı istemiştir. Kurulan cümleler, anlatılan öyküler sizi, sizin oluşturduğunuz bir labirentte kaybettirecek ve insanın her zaman kendi mezarını kazmada oynadığı rolü göreceksiniz. Her öyküde farklı bir canlı olarak farklı hallere bürüneceksiniz. Her canlı da sorguladığınız ana tema değişir gibi gözükse de kendinizi yine varlığınızı sorgular durumda bulacaksınız. Bilge Karasu, felsefeyi ve edebiyatı iç içe bir tepside sunmaktadır; içinden hangi lokmayı almak isterseniz.
Edebiyat
Göçmüş Kediler BahçesiBilge Karasu · Metis Yayınları · 20171,553 okunma
10/10
·125 syf.··
2020 21. kitabı
Goethe’nin sadece iki haftada kaleme aldığı müthiş eser. Genç Werther’in acıları, Goethe’nin kendi hayatından esinlenerek yazdığı kurgu mektuplardan oluşmaktadır. Kitap mektup mektup ilerlemektedir. Bu kitap yayılandıktan sonra Almanya’da intihar olayları artmıştır bu sebeple bu kitap belli bir süre yasaklanmıştır. Ana karakterimiz Werther imkansız bir aşka tutulmuştur… Sevdiği kadın nişanlıdır. Werther ve aşık olduğu kadın Lotte’nin toplumsal normlar doğrultusunda birlikte olmalarına izin verilmez. Werther’in nişanlı bir kadına aşık olması etik bulunmaz. Bu amansızca içinde düştüğü cevapsız sevgi Werther’i günden güne öldürmektedir ve Lotte’ye duyduğu aşk saplantıya dönüşmektedir. Lotte’nin tutarsızlık içindeki düşünceleri Werther’i bu kuyuya itmektedir. Werther’in acısı, sevdiği kadının nişanlısını tanıdığı zaman katlanarak artmış ve artık sadece sevgisiyle değil vicdanıyla da savaşı başlamıştır. Beklenen yerden gelmeyen sevgi, insanın şakağına dayanmış bir silahmış belki de… Sevilmemişlik bu hale getirirmiş insanı. Olay kurgusu, yaşanılanlar o kadar net aktırılmış ki aynı hisleri hissedeceksiniz, sizin de duygularınız alt üst olacak.
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · İskele Yayıncılık · 2018149,8bin okunma
unutuşu beklemek, beklemeyi unutmak
8/10
·120 syf.··
2020 28. kitabı
Bir kadın ve bir erkek zamanın uç noktasında, bir otel odasında baş başalar. Belki de değiller. Bu kitap anlayacağınız veya benim tam olarak anlatabileceğim bir kitap değil. Blanchot’un yazdıkları yetke içindedir, yazdıkça da silinir... Yaşadıkları her an bir bekleyişken geçirdikleri her saniye bir unutuştur. Kelimeler kelimeleri anlar, kelimeler kelimeleri takip eder, kelimeler kelimelerle dans eder. Okurken altını birçok kez çizeceksiniz, birçok kez kendinizi bulacaksınız. Dilin sadece nesneleri ve duyguları anlatmak için var olmadığını, dilin dili olduğunu benimsemiş bir yazar var karşımızda. Beklemenin ve unutmanın dayanılmaz sancısını iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Belki de bu kitap bize değil iç dünyamıza yazılmıştır. Yazarın da dediği gibi; birlikte bekleyip, birlikte unutursak bu an bizim ortaklığımız olacaktır. Bilinmeyen bir odada, yeri geldiğinde uçurumun kıyısında, yeri geldiğinde bir çiçek bahçesinin tam ortasında unutuşu bekleyelim. Instagram: kendineait1kitap
Bekleyiş UnutuşMaurice Blanchot · Monokl Yayınları · 2018833 okunma