Bir kadın ve bir erkek zamanın uç noktasında, bir otel odasında baş başalar. Belki de değiller. Bu kitap anlayacağınız veya benim tam olarak anlatabileceğim bir kitap değil. Blanchot’un yazdıkları yetke içindedir, yazdıkça da silinir... Yaşadıkları her an bir bekleyişken geçirdikleri her saniye bir unutuştur. Kelimeler kelimeleri anlar, kelimeler kelimeleri takip eder, kelimeler kelimelerle dans eder. Okurken altını birçok kez çizeceksiniz, birçok kez kendinizi bulacaksınız.
Dilin sadece nesneleri ve duyguları anlatmak için var olmadığını, dilin dili olduğunu benimsemiş bir yazar var karşımızda. Beklemenin ve unutmanın dayanılmaz sancısını iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Belki de bu kitap bize değil iç dünyamıza yazılmıştır. Yazarın da dediği gibi; birlikte bekleyip, birlikte unutursak bu an bizim ortaklığımız olacaktır. Bilinmeyen bir odada, yeri geldiğinde uçurumun kıyısında, yeri geldiğinde bir çiçek bahçesinin tam ortasında unutuşu bekleyelim.
Instagram: kendineait1kitap