“Ey ruh, sensin akıl açılımına uygun sonunda Arif ol, bil ve yolu ara sonunda
Beyaz atmaca gibi bir sultanın elindesin
Baykuş gibi viranede ne ararsın sonunda?”
“… Allah’ın dostlarıyla dost ol, kimseye kin besleme, sana kötülük dahi yapsalar eline fırsat geçtiğinde müşfik davran, iyilik yap ki, ecrini Allah versin. Müslüman milletlerin refahına, saadetine çalış, onların aralarına gir, durumlarını incele, gizli isteklerini hasretlerini tahkik et. Gözlerinden oku ne istediklerini, ne düşündüklerini. Unutma ki, milletin Allah tarafından sana emanet edilmiştir ve yarın, mahşer günü gelip çattığında, hesabı senden sorulacaktır. Saltanat makamını şahsi isteklerin için asla kullanma. Nefis, verdikçe isteyen bir oburdur, nefsine uyma. İsteklerinin sonu gelmeyecek, ardı sıra seni uçuruma götürecektir. Bu doğruyu her zaman aklında tut. …” s.169-170
“… Günümüzde insanı ‘cinsiyetsizleştirme’ çabası görülüyor. Cinsiyetin tercihe bağlı bir olgu olduğuna, doğuştan kişiye verilmiş olan cinsiyetle devam etmek zorunda olmadığına, cinsiyetin bizim dışımızdaki faktörler tarafından belirlenemeyeceğine, tamamen kişinin kendi tercihine bağlı olarak cinsiyetini belirleyebileceğine dair bir görüş var. Bu görüş, özellikle Batıda, Avrupa'da gitgide daha hâkim, daha belirgin hâle gelmeye başlamış vaziyette. Hatta çocukların doğuştan erkek ya da kız diye tanımlanmasına karşı çıkan, anaokulunda ve ilkokulda tuvaletlerin ayrılmasına, elbiselerin ayrılmasına, oyuncakların farklı bir şekilde sınıflandırmasına karşı çıkan bir anlayış... Tamamiyle ahir zaman fitnesi desek hafif bile kalır. Cinsiyetsizleştirme ins ve cins şeytanlarının üretmiş olduğu çok büyük bir fitnedir. …”