Büşra deniz kora

Büşra deniz kora
Öğretmen
Lisans
Kocaeli, 1991
11 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Flavierese biraz öfkeliyim-spoiler-
10/10
·176 syf.··
2025 6. kitabı
Uzun zamandır bu kadar ters köşe olduğum bi kitap olmadı. Yazarı hiç tanımadığım ve okuduğum ilk kitabı olduğu için fantastik bir kitap mı yoksa değil mi anlamaya çalışmak da bu kadar ters köşe olmama sebep oldu aslında ama yine de böyle bir sonu beklemezdim. -spoiler- Gevigne eğer bu dedektiflik işini aklı başında bir adama verseydi kesinlikle amacına ulaşırdı ama zaten normal olmayan Flavieres’e verince olaylar karışmış. Madeleine intihar ettiğinde Flavieresin onu orada öylece bırakıp kendini düşünmeye başlaması ve sırf kendine gülünmesin diye sözde aşık olduğu kadının ölmüş olduğunu bir anda kabul edivermesi beni delirtmişti. Kitabın ikinci kısmında senelerce aklına takılmış olmasına ve böyle hasta bir manyağa dönüşmesine sevindim bile çünkü gerekli olan kapanışı zamanında yapmadı ve bir yas hali görmedik. Kitabın sonunda Soğuk TerSoğuk Ter ise sözde Madeleine’in tamamen rol yaptığını, Flavieres’i hiç sevmediğini öğrenen ve boşuna bu takıntıyı geliştirdiğini gören manyak dedektifimizin bi anda egosunun incinmesi ile kadını öldürüvermesini görüyoruz. Ulan Flavieres sen değil miydin sevdiğin kadın intihar edince ayakların popona vura vura üstüme kalmasın aman! ya bana gülerlerse diye kaçan, bu kadının seni boğması lazımdı asıl. Senin neyini sevsin bu kadın. Neyse kitaba dönersek güzel kurgulanmış ve çok akıcı bir kitap. İnsana ne katıyor diye düşünürsek de alacağımız tek yanıt sanırım ‘hayatınızda bir şeyi takıntı yapmaya başladığınızı fark ederseniz hızla sebebini düşünüp bulun ve bunu çözün. Yoksa olayın nerelere varacağını asla kestiremezsiniz. Hırsınız ve egonuza yenilmeyin’ diyebiliriz. Hem Gevigne hem de Flavieres için geçerli bir çıkarım
Soğuk TerPierre Boileau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024270 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Charlie ve toplum
Puan vermedi·325 syf.··
2025 7. kitabı
Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Son zamanlarda okuyup çok beğendiğim nadir kitaplardan -spoiler- Kitap size bir kaç farklı şey sorgulatıyor. En temelde de tek başına zeka sosyal kabulü sağlar mı? Yazar kendi fikrince sağlamayacağını söylemiş ve düşünümce haklı da. Çünkü Charlie’nin zekası bilişsel düzeyde sıçrama yaşıyor ama sosyal bir zekaya sahip değil burada kitap boyunca bocalıyor ve dışlanmasına sebep olacak yanlış adımlar atıyor sürekli. Sosyal çevrede kabul görmek beynini biraz susturup ortama uyum sağlamaktan geçiyor aslında. Ve Charlie bunu başaramıyor bu yüzden de eski halinden daha yalnız duruma geliyor. Zekasını tekrar kaybettiğinde ve eski çevresine döndüğünde ise eskisinden de iyi bir kabul görüyor çünkü insanlar sizin onlardan zeki olduğunuzu bilmek istemezler, hele ki onlardan çok daha aşağıdayken bu kadar yukarı çıktıysanız bunu asla kabul edemezler. Ama tekrar size biçtikleri haddinize döndüğünüzde sizden iyisi olmaz denmiş aslına bakarsak ve bu gerçekten doğru. Hemde bir çok alanda böyle. İnsanlardan fakirden daha zengin olduğunuzda da, mutsuzken daha mutlu olduğunuzda da yani onlardan aşağıdayken onların üstüne çıktığınızda sizden nefret ederler. Kitabın toplumu böyle güzel incelemesini ve bize tanıtmasını çok beğendim. Kitabın sonunda zeki Charlie’nin pencereden izlemesi onun hala oralarda bi yerlerde olduğunu bana sezdirdi ve de kitabın başındaki Charlie’ye göre sondaki Charlie’nin belirgin düzeyde daha zeki olduğunu düşünüyorum. Çünkü geçmişi hatırlayabiliyor ve insanların imâlarını anlayabiliyor, çıkarım yapıp buna göre davranabiliyor bu da ana karakter adına mutlu sonumsu olmuş diyebiliriz. Ömür boyu zeki kalsa güzel bir roman olmazdı Algernon'a ÇiçeklerAlgernon'a Çiçekler
İnceleme
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,4bin okunma
Pia mater serisi mini eleştiri ve yorum -spoiler içerebilir-
Puan vermedi·560 syf.··
2024 3. kitabı
Kitap gayet bilgilendirici ve akıcı. Son zamanlarda en hızlı bitirdiğim kitaplardan oldu ancak kitabı bitirme çabasıyla çok fazla bilgi bir anda yüklenmiş gibi hissettim bazı bölümlerde. Koştur koştur bir anlatış vardı ilk kitaplara oranla. Ve beni sonu tatmin etmedi açıkçası. Tam bir son olmadı gibi. Özellikle bu seride çok gözüme batan bir diğer şeyinde herkesin birbirine aşık olarak motive olması oldu. Kitaba yönelik en büyük eleştirim bu olurdu sanırım. Çünkü her karakter sürekli müthiş güzellikte bir kadına rastlayıp onu izlemekten kendini alamıyor, o ne derse robot gibi peşine takılıyor adeta beynini bırakıyor orda ve bu aşık olma olayı hep ilk görüşte oluyor. Bu da hikayeyi biraz inandırıcı olmaktan uzaklaştırmış gibi düşündürdü bana. Kitabın sonu da gene kafasındaki aşktan vazgeçememekten bağlanıyor zaten kardeşim ne aşkmış ya. Herkes bu kadar romantik ve aşk için tüm nöronlarını susturabilecek kabiliyette mi normalde de? Böyle bir nöroroman farklılığı oluşturmuş bir kitaba bu kadar zorlama bin tane ‘sahte’ aşık olma hikayesi yakıştıramadım açıkçası. Sahte diyorum çünkü bi noktadan sonra yazar herkesi aynı şekilde karışındaki müthiş güzellikteki kadına aşık ediyor. Bu da insanı okurken ööf dedirtiyor. Hikayede illias ve peritin hikayesi, meryamın geri dönüşü falan alelade bitirilmiş ve de eksik hissettiriyor. Ya bir kitap daha eklenmeliydi ya da daha toparlayıcı bir son olmalıydı diye düşünüyorum. Yine de yazara müthiş genel kültür ve de beyinle ilgili açıklayıcı, ufku genişleten güzel teknolojik bilgilerle ilgili teşekkürü bir borç bilirim. Serkan KaraismailoğluSerkan Karaismailoğlu Dura MaterDura Mater
İnceleme
Dura MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20217,7bin okunma