Mecruh

Mecruh

, bir kitap okudu
8/10
·143 syf.·
Beğendi
·
43 günde okudu
·
2020 17. kitabı
Erich Fromm
8.5/10 · 1.707 okunma
Reklam
Ama insanda öbür hayvanlarda bulunmayan başka bir zihinsel nitelik daha bulunmaktadır. İnsan kendisinin, geçmişinin ve ölüm demek olan geleceğinin farkındadır; küçüklüğünün ve güçsüzlüğünün de farkındadır; öbür insanların da, başkaları -dostlar, düşmanlar ya da yabancılar- olarak farkındadır. Başka her türlü yaşamın ötesindedir insan. Çünkü yeryüzünde ilk kez kendinin farkına varan yaşam'dır. İnsan doğanın içindedir; doğadaki yasaların ve rastlantıların elindedir ama doğayı aşar; çünkü hayvanı doğanın bir parçası -doğayla aynı- kılan farkında olmama durumu içinde değildir. İnsan şu korkutucu çatışmayla karşı karşıyadır: Doğanın tutsağıdır, ama gene de düşüncelerinde özgürdür; doğanın bir parçasıdır ama gene de doğanın dışına taşmıştır; ne tam doğanın içinde ne de tam dışındadır. Kendinin farkında oluşu insanı dünyadan kopuk, yalnız, ürkek bir yabancıya dönüştürmüştür.
Sayfa 123·Kitabı okudu
1000Kitap

Mecruh

, bir kitap okudu
Puan vermedi·526 syf.·
Beğendi
·
181 günde okudu
·
2020 16. kitabı
Mehmet Âkif Ersoy
9.2/10 · 7,5bin okunma
Örgütsel olarak düzenlenmiş ve merkezleştirilmiş bir sanayileşmede beğeniler öyle oluşturulur ki insanlar en üst düzeyde, önceden belirlenebilen, en çok kar sağlayan yönlerde tüketim yaparlar. İnsanların zekaları ve kişilikleri gittikçe daha önemli sayılan testlerle standartlaştırılır; bu testlerle özgün, gözüpek kişilerin yerine ortalama ve silik kişiler seçilir. Gerçekten de Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da başarılı olan örgütsel-sanayi uygarlığı yeni bir insan tipi yaratmıştır; bu insan örgüt insanı, robot insan ya da homo consumens (tüketici insanı) diye adlandırılabilir.
Sayfa 56·Kitabı okudu
1000Kitap
İnsanlara zihinsel-soyut bir biçimde yaklaşılmaktadır. İnsanlara canlı bireyler olarak değil ortak özellikleri, kitle davranışlarının sayısal kuralları açısından nesne olarak yaklaşılır. Bütün bunlar örgütsel yöntemlerin gittikçe artan etkinliğiyle uyum içindedir. Dev üretim merkezlerinde, dev kentlerde, dev ülkelerde insanlar cansız nesnelermiş gibi yönetilmektedirler; insanlarla onları yönetenler cansız nesnelere dönüştürülmüştür; cansız nesneleri yöneten yasalara uyarlar. Ne var ki insan cansız bir nesne olarak yaratılmamıştır; nesneleşirse yok olur; nesneleşme süreci tamamlanmadan önce de insan umutsuzluğa düşerek yaşamı yok etmek ister.
Sayfa 56·Kitabı okudu
1000Kitap