Mecruh

Mecruh tekrar paylaştı.
Hegel'in "Ruhun dışsallasması ve nesnel bir varlık hâline gelmesi "(objectification) kavramını emeğe uyarlayan Marx, kapitalist sistemin derin bir yabancılaşmaya yol açtığını söyler. Kapitalizm, emek ile sermaye arasında kategori bir ayrım yapar ve emeği alınıp satılan bir meta hâline getirir. Emeğinden başka sermayesi olmayan isçi yahut emekçi (proletarya), kendisi için çalışmadığı ve eliyle ürettiği şeylerin üzerindeki tasarrufunu ve kontrolünü kaybettiği için, kendi emeğine yabancılaşır. Marx'ın ifadesiyle artık iş, işçinin dışında bir şeydir ve onun tabiatının bir parçası değildir . Bu şekilde çalışan bir kişi, yaptığı işten haz almaz ve itminan ve mutluluk duygusunu kaybeder. Onun emeği artık kendisinin dışında bir "nesne" hâline gelmiştir. Emeğin bu şekilde "nesneleşmesi" sonucunda insanlar kendi elleriyle ürettikleri seylere yabancılaşırlar. Fakat modern teknoloji, sadece emeğin yabancılaşmasına yol açmaz, aynı zamanda, insanın kendi eliyle ürettiği şeyleri artık kontrol edemez hâle gelmesine neden olur. Bir sonraki aşamada insanın kendi eliyle ürettigi şeyler (ekonomik ilişkiler, uluslararası ticaret, teknoloji, vd.) insanı kontrol eder hâle gelir.
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Mecruh tekrar paylaştı.
Habermas, moderniteye yönelik anti-modernist ve postmodernist eleştirileri değerlendirirken bu tenkitlerin hatalı bir varsayımdan hareket ettiğini söyler. Ona göre modernite henüz "bitmemiş bir proje"dir. Modernite, Aydınlanma'nın başlangıçtaki ideallerinden sapmış ve köklerine aykırı bir şekilde totaliter ve kapalı bir ideolojik-siyasal sistem hâline gelmiştir. Habermas, moderniteye iki beklenmedik unsurun "çelme taktığını" ve onu tökezlettiğini düşünür. Bunlar küresel kapitalizm ve araçsal rasyonalitedir.
Sayfa 120·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
Mecruh tekrar paylaştı.
Modernleşmeci Türk solunun moderniteye karşı siyasi, kültürel ve estetik bir eleştiride bulunmaması ve "Marksist enternasyonalizm" adına Anadolu topraklarına yabancılaşması, buna mukabil modernleşmeci Türk sağının "komünizmi engellemek" adına küresel kapitalizmin ekonomi-politiğine yönelik eleştirel bir tutum sergilemekten kaçınması, neticede Aydınlanmacı moderniteyi hem Türk sağının hem de Türk solunun nihai referansı hâline getirmiştir. Böylece birbiriyle çatışıyor gibi görünen sağ ve sol Batıcılık, aslnda temel kabullerde ittifak etmektedir. Bu yüzden Türkiye'de Avrupa-merkezciliğin eleştirisi hiçbir zaman köklü ve kapsamlı bir nitelik arz etmemiştir.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Düşünce
Mecruh tekrar paylaştı.
Unutmamak gereken bir diğer nokta, vakti harcayacağınız her faaliyetin bir tercih olduğudur. Kötü bir vaazı dinlediğiniz sürede Gazâlîyi dinleyebilirdiniz. O vaaza giden vaktiniz, bu ayardaki bir kısım kitabı ömrünüz boyunca okuyamamanıza sebep olacak. Zira insanın durumu altın dolu bir ambara girmiş ve cebine sığandan başkasını götüremeyecek birinin hali gibidir. Cebinize taş doldurursanız daha az altın alabilirsiniz. Çünkü tüketemeyeceğiniz kadar altın söz konusu. Taş topluyorsanız altından feragat ediyorsunuz demektir.
Sayfa 107·Kitabı okudu