babafingo: 1. yelkenli gemilerde direklerin üstünde bulunan en yüksek bölüm 2. erkeklik organı
babaköş: yılana benzer, solucanla beslenen kertenkele
babalı (II): zaman zaman sinir nöbeti geçiren
babatorik: erkeklik organı
babayani: gösterişi ve özentisi olmayan, olgun
baba yerlilik: yeni evli çiftin erkeğin silesinin yanında yaşamasına dayanan evlilik düzeni
babıldamak: bebeğin konuşma öncesi dönemde basit heceleri tekrar etmesi
babilhane: genelev
bacakkalemi: kaval kemiği
bacakkıran: yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki
baç: gümrük vergisi, haraç
bad: rüzgâr
badal: 1. merdiven 2. kardan veya çamurdan oluşan çukur
badas: harman döküntüsü
badeharabilbasra: iş işten geçtikten sonra
badehu: ondan sonra
badelmilat: milattan sonra
badema: bundan böyle
baderna: halatın aşınabilecek yerine sarılan bez
badıç: baklamsı meyve
badısaba: serin ve tatlı esen bahar rüzgarı
badi: ördek
badik: 1. ördek 2. palaz 3. kısa boylu
badiye: çöl
badya: ağzı geniş su kabı
baget: 1. bateri çubuğu 2. tıraşlanmış değerli taş 3. uzun ince ekmek 4. tavukta butla paça arası etli bölüm 5. çorap lastiği
bağan: düşük (ölü doğum)
bağda: ayağa vurulan ipten yapılan köstek
bağdadi: ağaç direklerin üstüne çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılan duvar
bağıldak: 1. beşikteki çocuğun düşmemesi için bağlanan bağ 2. kadınların âdet dönemi bağladıkları bez
Sayfa 662 - Bu sözcükler kendimce az bildiğim, hiç bilmediğim veyahut karıştırdığım sözcüklerdir. Tam tanımlamaya üşendiğim için kendi zihnime oturttuğum şekilde tanımladım.