Bedriye Ülgül

Bedriye Ülgül
@bedriyeulgul
"Hayatı bir düş uğruna terk etmek ona gerçek değerini biçmektir."
Bir İlkbahar Hikâyesi
İlkbahar bir bayram, bir uyanış, bir mucize, bir çılgınlık, olamayacak gibi duran bir şeyin oluşu, ilkbahar şu, ilkbahar bu... Kuş, papatya, gelincik, çayır, çimen, ağaç, çiçek, mimoza, zakkum, su sesi, hindiba, Çingene, kuzu... klasik ilkbaharların içinde hepsi, hatta sülüğün bile yeri vardır. Unuttuklarım da çoktur ya, en mühimi nisan, mayıs güneşi.
Sayfa 59
Reklam
Ezginin günlüğü "Hişt" şarkısının bir hikayesi olsaydı;
Nereden gelirse gelsin dağlardan, kuşlardan, denizden, insandan, hayvandan, ottan, böcekten, çiçekten. Gelsin de nereden gelirse gelsin. Bir "hişt" sesi gelmedi mi fena. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları...
Sayfa 118
Otların yeşil olması, denizin mavi olması, gökyüzünün bulutsuz olması pekala bir meseledir. Kim demiş mesele değildir diye? Budalalık! Ya yağmur yağsaydı... Ya otların yeşili mor, ya denizin mavisi kırmızı olsaydı... Olsaydı o zaman mesele olurdu.
Sayfa 115
Bir yanda bir sürü insan soğukta kırılır durur, öte yandan üç beş kişi kunduralarının kirlenmemesi için kömürü yerlere döker.
Sayfa 21
Bizim dertlerimiz, içinde yaşadığımız adamların dertlerine benzemiyor. Ne parada gözümüz var ne pulda.
Sayfa 20
Reklam