''Kadınlar,” diyor bir ses zihninin derinliklerinden. “Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun
HASRET mi, ÖLÜM mü deseler kesinlikle ölümü seçerdi. Tereddütsüz... Hiç gözünü kırpmadan!
Ama ona soran olmamıştı ki...
Hasretler, vuslat umudunu koyunlarında taşırdı.
Kim bilir? Belki bir gün...
Olabilir miydi?