Eğer Japon odalarını biri lavi çalışması üzerinden tasvir edersem; mürekkebin en seyrek kullanıldığı yer sürgülü kapı olur, en yoğun kullanıldığı yer ise duvardaki niştir. Ne zaman ince zevkle dekore edilmiş bir Japon odasının işini görsem, Japonların gölgenin gizemini idrak edişlerine, ışıkla gölgeyi kullanmalarındaki ustalıklarına hayran kalırım. Zira ortada özel bir teçhizat yoktur. Tek yapılan, pürüzsüz ahşap malzemeler aracılığıyla temiz bir duvarda girinti oluşturmaktadır. Böylece içeri giren ışık girintide bir o yana bir bu yana dağılarak loş gölgeler oluşturur. Ninişin üstünü, çiçek tanziminin etrafını ya da üst rafın altına kaplayan karanlığa bakınca - alt tarafı gölge olduğunu bilsek de- o küçük köşeye ait tüm atmosfer derin bir sessizliğe bürünüyormuş gibi gelir. Sanki ebedi sükûnet, karanlığın efendisidir. Batılıların sözünü ettiği "Doğu'nun Gizemi" az evvel bahsettiğim türde bir karanlığın barındırdığı tekinsiz sükunete atıfta bulunur kanımca.