Yazmak gerçek sihre en yakın şey. Yazmak hiçlikten bir şey yaratmak, başka diyarlara kapılar açmak demek. Yazmak gerçek dünya canınızı fazla acı acıttığında kendi dünyanızı şekillendirme gücü verir insana.
Bütün kızların bir t*cavüz hikayesi yoktur. Ama neredeyse bütün kızların “Emin değilim, hoşuma gitmedi ama tam olarak t*cavüz diyemem” hikayesi vardır.
Ama hikaye anlatıcılarının kaderidir bu. Biz groteskin eşik noktalarıyız. Diğer herkes karanlıkla, karanlığın bütün şiddetiyle yüzleşemediği için gözlerini kapatırken “Şuna bakın!” diyenleriz. Başkalarının idrak dahi edemediğini biz dile getiririz. Düşünülemeyene isim veririz.
Ayrıca yazmanın aslen bir empati egzersizi olduğu kanaatindeyim. Okumak kendimizi başkasının yerine koymamıza imkan tanır. Edebiyat köprüler kurar; dünyamızı genişletir, küçültmez.