Hiddetten ağzım köpürmüşken biraz yüzüme gülüp, önüme bir bardak şekerli çay sürerek gönlümü alırsanız, belki hemen o anda yelkenleri suya indirirdim. Üstelik duygulanırdım da; ama ihtimal, sonradan kendi kendime kızar, utancımdan aylarca uykularımdan olurdum. Huyum böyleydi işte.
Canlılara dikkat etmeliydi. Canlı olmayan şeyler hep oldukları yerde duruyor ama canlılar sürekli hareket ediyorlardı ve ne yapacakları belli olmuyordu. ONLARDAN BEKLENEBİLECEK TEK ŞEY, EN BEKLENMEYECEK ŞEYDİ VE BU YÜZDEN DE HER ZAMAN TETİKTE OLMALIYDI.