Aşkın öznesi olduğumuzda bunu anlarız; eğer hayal edersek zihnimizdeki mutlu düşüncelerin bir başkasının zihninde yeşerdiğini düşleriz. Eğer hissedersek karşımızdakinin gözleri, buz gibi dudakların tercümanı olamadığı sımsıcak yüreğimizin ve kanımızın ısısıyla eriyerek bizim gözlerimize karışır. Bu Aşktır.
Evrendeki bütün canlı ve cansız formlar için ortak olan; ölüm evresinde yaşanacak değişimin ve ölümün beraberinde getirdiği belirsizliğin neden olduğu korku, ölümün bir son olmayışını arzulamamıza neden olur. Ve bu arzu da biz var olduğumuz sürece var olur.
Okuyorum. Hastalık gibi bir şey bu. Elime ne geçerse, gözüm neye değerse okuyorum: dergiler, okul kitapları, ilanlar, sokakta bulduğum kağıt parçaları, yemek tarifleri, çocuk kitapları. Kağıda basılmış ne varsa.