Artık her şey olup bitmişti, düştüğü durumu bir alınyazısı sayıyordu. Bundan sonra mücadele etmeyecek, her şeyi oluruna bırakacaktı. Çünkü kaybedeceğini hissediyordu.
Bütün bu dünya telaşı, altında ezildiğimiz ağır yükler, hepsinin sorumlusu rızkı vereni unutup her şeyi halletmeye çalışan kendimizden başkası değildir.
Artık en sonunda, bir kireçli kayalar yığını halinde, ince bir bulut çizgisi kalmıştı. Şimdi, masmavi, saf havada, yalnız rüzgarla şişmiş takım takım yelkenleri andıran, incecik beyaz bulutlar, yavaş yavaş yüzüyordu.