Özür diliyorum ama sizlerle açık konuşmak istiyorum: Her meslekte olduğu gibi,öğretmenler arasında da mesleğine layık olmayan çok kişi var.Bunlar öğretmenlik etmeyi aşağılık bir iş kabul eden gündelikçilerdir.Böylelerine bir dost nasihati veriyorum: Öğretmenliği bırakıp kendilerine başka bir iş arasınlar.Tüccar olsunlar,başka işler bulsunlar ama canlı bir ruha ve bilgiye sahip fedakar insanların bulunması gereken yerleri işgal etmesinler.''
Çoğumuz bir belediye otobüsünde ayakta durmak zorunda kaldığımız anlardan birinde o sıralar çok zevkle okuduğumuz kitabı çıkarıp okumaya çalışmışızdır. Ambulansla Dünya Turu'nu ben böyle bir yolculukta, sol elimle tutunma demirine koala gibi sarılırken okudum. Değer miydi abuk sabuk sallanmalar, dengeyi kaybetmeler, ani fren sırasında okuduğu sayfayı kaçırmalar... Değerdi. Şiir desem değil, aksiyon desem değil, mizah romanı desem değil. Fakat hepsi. Harfler büyüyor, kelimeler deli gibi akıyordu. Bambaşka bir ses, matrak bir üslup edası. Melida'yla o otobüste tanıştım işte. Ben orada ayaktaydım, oysa ambulansla dünyayı dolaşıyordu ya da tam tersiydi.