Kaygıyı kışkırtan hiçbir şey yoktur. Kaygı kendisine bir neden bulmaya çalışır. Bunu başarmak için de ne olursa kullanır; en sefil bahaneleri uydurup onlara tutunur.
"Kendini birinin yerine koyamıyorsan kimseyi yargılama." Bu eski atasözü her türlü yargıyı olanaksız kılar. Çünkü biz birini, tam da kendimizi o kişinin yerine koyamadığımız için yargılarız.
Kötü şairleri daha da kötü yapan, bir botanik ya da jeoloji kitabından daha çok yararlanacakları halde sadece, şairleri okumalarıdır (kötü filozofların filozoflardan başka kimseyi okumamaları gibi). İnsan ancak kendi alanından uzak disiplinlerle ilgilenirse zenginleşir. Bu, elbette ki, sadece ben'in ortalığı kırıp geçirdiği alanlar için doğrudur.