Devlet ve dinin ortak egemenliği canlılardan çok ölülerin beldesinde belirginleşiyor. Cenaze için ikisinin de kesin, vazgeçilmez kuralları var. Uyumazsanız cenazenizi kaldıramazsınız. Usüllere göre kaldıramazsanız ya dininizden afaroz edilirsiniz ya devletten ceza yer, hapse bile girersiniz ya da her ikisi. Üstelik ölmeden önce ölenin de kendi vücudunun akıbeti üzerine karar verme yetkisi pek yok. Mesela yöredeki usül toprağa gömmek ise, “Beni yatay değil de eski Mykenler gibi dikey gömün,” diyemezsiniz. Dersiniz demesine de, kaale alınmaz. Mahşer gününü ancak sırtüstü yatarak beklememize izin verir devlet ve din ikilisi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Eğer iki kişi meşru olarak evlenmek istemediklerine inanıyorlarsa, yani onları birbirine bağlayan sevgiye ve erotik arzuya devleti dahil etmek istemiyorlarsa, aynı zamanda devletin kendi aralarındaki bu bağlantıyla ilgilenmesini istemeleri biraz tuhaf, son derece meşru bir şekilde tiyatroya abone olmayı istememek, ama tiyatroda sahne önünden rezerve yer istemek gibi bir şey olurdu.”