Sanırım biraz sessizliğe bürünmemiz lazım. Daha sakin sokaklardan yürümeli,daha az insanla görüşmeli,daha kalın paragraflar ile temaşa etmeliyiz.
Bu kalabalıklar bize pek yaramadı.
İnsan birkaç demlik çayın altını ve birkaç eriyip biten mumu da kendi için yakmalı 🌿
Vakitlerden, dağlardan ve sislerden epey önceydi kente geleli, kabulümdü, bilirdim ki insanlar kalbinin doyduğu yeri ev bellerdi.
Kalplerin konuştuğu bir gize saklıydı o evlerin kapısı.
İyi dilekler dillerden değil, göz bebeklerimden düşerdi.
Buralar sisli ve
Sana veremediğim mektubumu gaybına bırakıyorum.
Gayba ve gelmeyen yarınlara tutunmak olmasa bugünün verdiği yükü yüklenebilir miydik bilmiyorum. Gelecek ekli vakitlere, gayba ve gelmeyen insanlara ve gelmeyeceklere olan öfkemize denk özlemimiz ve meramımızla gittikçe dikişinden ayrılan bir yama gibi hayat yaşıyoruz.
Bu ana ait olmayan her şeye hasretiz.
Ellerim her sabah damarlarıma kadar buz tutuyor. Azıcık konuşmalar gibi her şey. Söylemek istenenler ağzımıza tıkılıyor.