Anlatmaya sondan başlamak gerekirse, son bölümde Tolstoy itiraflarına yer veriyor. Allah’ı anlamanın zekadan doğduğunu belirtiyor. Diyor ki: ‘ Ben yalnızca O’na inandığım zamanlar yaşıyordum. O’nu unuttuğum, O’na inanmadığım zamanlarda ise yaşam da yok oluyordu.’
Gençliğinden beri içindeki boşluğun nedenini merak ettiğini aktarırken bir sürü araştırma yaptığından bahsediyor. Bunların sonucunda da en anlaşılır ve bozulmayan tek dinin İslamiyet olduğuna kanaat getiriyor. Tolstoy, her ne kadar ‘Hristiyanlığı kabul edemiyorum.’ dese de, İslamiyet’i seçtiğine dair bir ibare de yok kitapta.
Ermiş'in devamı olarak yazılan kitap. Ermiş kadar etkilemedi beni. İçerisinde El Mustafa'nın yol göstericiliğiyle, huzur veren sözleriyle karşılaşmak yine mümkün. Ama ilk kitabı kadar etkileyici olduğunu düşünmüyorum.
Ermişin BahçesiHalil Cibran · İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma