katre

katre
@behremend
ey sonsuz gençlik aynı yaşta oluruz belki bir gün.*
gerçekten bize ait olan, er veya geç bizim olur. bu yüzden, senindi benimdi cinsinden bütün hasisçe kaygılar değersizdir. yapmamız gereken tek şey yolumuza devam etmektir; bize ait olan bir­likte gelir, bizimle beraber yürümeyeninse," -burada durdu ve derin bir nefes aldı- "bizi durdurmasına izin vermemeliyiz.
Reklam

katre

, bir kitap okudu
Puan vermedi·221 syf.·
2024 4. kitabı
Gassan Kanafânî
8.7/10 · 111 okunma
“vatan nedir biliyor musun safiye? vatan, bunların hiçbiri­nin olamayacağı yerdir.” “sana ne oldu sait?” “hiç. hiçbir şey. sadece sordum. ben gerçek Filistin’i arıyo­rum; anılardan, tavus kuşu tüylerinden, bir evlattan, kurşunla­rın merdivenlere bıraktığı izlerden fazlası olan Filistin’i. sadece kendi kendime diyordum ki: halit için Filistin nedir? o, vazoyu veya resmi, merdivenleri, halisa’yı ya da haldun’u bilmiyor. ama yine de onun için Filistin, bir insanın uğruna silah kuşanıp ölme­sine değer bir şey. bizim için, senin ve benim için Filistin sadece, anıların tozlarının altına gömülmüş bir şeyi aramak demek. o tozların altında ne bulduğumuza bir bak. daha fazla toz. vatanın sadece geçmiş olduğunu düşünmekte hatalıydık. halit için vatan gelecek demek. işte bu noktada farklılaştık ve işte bu yüz­den halit silah kuşanmak istiyor. halit gibi on binlercesi, kendi yenilgilerinin derinliklerinde zırhlarının ve kırılan çiçeklerin kalıntılarını arayan insanların gözyaşlarıyla durdurulamaz. halit gibi adamlar geleceğe doğru bakıyorlar, bu nedenle bizim ha­talarımızı ve tüm dünyanın hatalarını düzeltebilirler. dov bizim utancımız, halit ise sürüp gidecek onurumuz. sana en başından gelmememiz gerektiğini, çünkü bunun bir savaşa yol açacağını söylememiş miydim? hadi gidelim!”
direnişleri onlara ölümü miras bırakan,
aslında savaş da değil ama düşmanlık, doğ­rusunu söylemek gerekirse... hasmımızla sürüp giden bir mücade­le. savaşta, barış rüzgârları tarafları ara vermeleri, ateşkes yap­maları, sakinleşmeleri, inzivaya çekilmeleri için bir araya getirir. ancak, sürekli olarak silah sesleri arasında mucizevî bir biçimde yürüdüğünüz, daima bir kurşun atımı kadar yakın olan düşman­lıklar söz konusu olduğunda, durum böyle değildir.
Reklam