ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son gücün çığlığıdır. ağlayamadığımız zamanlar, bizde o gücün de yok olduğu zamanlardır ki, onun yerine geçen sessizlik, en şiddetli acının yarattığı gözyaşlarından daha yakıcıdır.
bilinci bir ırmak gibi hayal edelim. tabanı cam olan bir teknede olduğumuzu farz edelim. oturduğumuz yerden teknenin altını daha iyi görürken kenarları daha bulanık görürüz. aynı şekilde her an güncel olan optimal bilincimiz ile "teknenin altındaki sualtı âlemini" görürken, bir yandan da göz ucu ile "öteleri" görürüz.