hayat bazen birkaç çorabın yer değiştirmesi ile bile yeniden başlayabiliyordu. Ortaya çıkmak için mutlaka bir bahane buluyordu kendine. Bana kalırsa bütün bu tencereler faturalar çoraplar bütün bu gündelik hayhuy tıpkı Defibrilatörler gibi yaşayanları öldürüyor, ölenleri ise bir ihtimal tekrar hayata döndürüyordu. Her şey bu kadar basit ve de bu kadar karmaşıktı
Alışırsan güzel olanın kıymetini bilmez kötü olandan da rahatsız olmazsın. kıymetsiz bulduğun ve rahatsız olmadığın şeyler için de asla ve kat a mücadele etmezsin kuruyup gidersin bir köşede hiç yaşamadan ölürsün. sen sen ol mücadele etmekten vazgeçmiş o mezar-ı müteharriklerden biri olma evladım
kaldırımlar organ nakli ameliyatına organ yetiştiriyormuş gibi koşan adamlarla doluydu. ellerinde simit ellerinde poğaça ellerinde kahve.. herkes üstlerini çamur etmeyecek ve terlemeyecek kadar yavaş ama durakta bekleyen otobüsleri de kaçırmayacak kadar hızlı hareket ediyordu