Kuşkusuz insan ölüme hazır olduğunda ölürdü. O mutsuz olduğunda da hazır olurdu ya da belki yapacağı başka bir iş kalmayınca ölürdü insan. Gideceği başka yol kalmayınca seçilecek bir yoldu bu. Ama Janek ölmedi yüreği delicesine çarpıyor çarpıyordu. Ölmek yaşamaktan daha kolay değildi
Üçlemenin ilk kitabı
Norveç'in altı ay gecede kalan tarafının insanlarının ruhuna daha fazla sirayet ettiğini düşünüyorum-olumsuz anlamda değil hani karanlıkta insan bi durur bi sağına soluna bakar. O sizi değil de siz onu ürkütmemek için çabalarsın o anlamda - ama kuzey ışıklarının eşlik ettiği.
Bunu Dag Solstad kitaplarında daha fazla hissediyorum. Mesafe, kendini seçiş, net çizgiler, kendinden emin kararlar..
Ne var ki insanız ve kahramanımız en güzel el kreminin yapıldığı memleketin insanı da yanlış kararlar verebiliyor.
Üçlemeyi bitirdikten sonra daha detaylı yazacağım..
Kararının yanlış olduğunu bilmesine rağmen sahip çıkan, yaptığı hatalar için etrafta suçlu avına çıkmayan.. Davranışının sorumluluğunu alan ve bunu kabul eden bir adam.Ama yaşam ilerledikçe ömrünün sonuna geldiğini fark ettikçe ve bu durumun artık geri dönüşü olmadığını kavradıkça hem pişmanlıkları hem özlemleri hem keşkeleri artıyor.Kitabın sonunda herkesi şaşırtan bir kararla ilginç bir planın içinde buluyor kendisini.Yabancılaşmayı ,ebeveyn olmayı farklı bir şekilde anlatan güzel bir "ilk" kitap..
Yazar karakterin sesini ve dialogları çoğu yerde beraber aktardığı için ilk kez okuyacak olan arkadaşlarım bazen yorulabilir.
Karakterleri niyet okumayı seven insanlar.. Ama muhatabıyla da bunları konuşmayı çok tercih etmiyor.
O sebeple "nereden biliyorsun kardeşim" dediğim yerler oldu.
Neyse uzatmayayım iyi bir yazar iyi bir eser.. Okuyacak olana keyifli okumalar