değişim ve tekrar modeli hayatın kendine özgü ahengine öylesine derinden bağlı ki özgürlüğü kullanmak da bir disipline tabiymişcesine bu ahenge tabi oluyor. insan yaşadığı değişiklikleri tıpkı sert bir şarapmış gibi az az paylaştırmalı
ben belirli bir ülkeye ait değilim ve aslında yurttaşı olduğum bir yer yok bu yüzden bulunduğum yerde kalmak zorunda olduğumu bilmenin getirdiği bir hapsolma hissi vardı
çocukluktan sonra tam kendini toplayıp en sonunda o çukurdan sürünerek çıktıktan ve güneşi yüzünde ilk kez hissettikten sonra o bulunduğu noktayı senin çektiklerini çekmeyeceğinde kararlı olduğun bir bebeğe vermen ve evladın bütün o acıları çekmesin diye tekrardan bu sefer de fedakarlık çukuruna doğru sürünmen gerektiği gerçeğini bir türlü kabullenemedim
İnsanları hoşnut etme isteğiyle her şeyi olduğundan daha iyi gösterme alışkanlığımın başkalarından çok bende hayal kırıklığı yarattığını öğretti. Yüce gönüllülüğün büyük bölümünde olduğu gibi bu da denetim kurmanın bir yoluymuş